Motorsiklet Kaza Sebepleri

Anasayfa » Trafik Mevzuatı » Motorsiklet Kaza Sebepleri

Kusur Durumu Belirleme
Hatalı belirlenen kusur durumlarında öncelikle belirlenmesi gereken hususlar
• Kazaya karışan araçların hızları ne?
• Çarpışma tam olarak nerede oldu ve hangi açı ile çarpıştılar?
• Kazada havanın,insan faktörünün ve yolun yapısının etkisi nedir?
• Görüş kabiliyeti ve olaydan kaçınma ihtimali nedir?
• Aracın sürücüsü kim ve yolcular kemer kullanıyor mu?
Çarpma Anındaki Hız Hesabı: Araçların aldıkları deformasyonlar ve yörüngeleri dikkate alınarak çarpma anındaki hızın en yakın hesaplaması yapılabilmektedir. Sürücü ifadeleri ve olay anı fotoğraflarındaki veri kalitesi hız hesaplamasında en önemli faktördür.
Çarpma Noktasının Tam Yerinin Belirlenmesi: Çarpma anında etrafa dağılan parçalar ve asfalttaki kazınma, lastik izleri verilerini kullanarak bilgisayar ortamında ölçekli çizim yapılabilmektedir. Bu sayede kontak alanı net olarak belirlenmektedir.
Zaman-Mesafe Analizi: Kavşak çarpışmaları ve yaya-araç çarpışmalarında kazadan kaçma ihtimallerinin belirlenmesinde olaydan önceki 1. sn, 2.sn …. anlarını 3 boyutlu olarak görebilme ve üzerinde yorum yapılabilmektedir.

Eminiyet Kemeri Kullanım Analizi: Ölümlü/yaralanmalı olaylarda emniyet kemeri kullanımı tespit edilerek, kazada sürücü ve yolcunun alacağı etkinin derecesi hesaplanabilmektedir.
Kazadan Kaçınma İhtimali Senaryoları : Yazılım ortamında farklı senaryolar iddialara göre denenerek gerçeğe en yakın durum belirlenmektedir. Bu sayede gerçekte olayın nasıl olduğu anlaşıldıktan sonra diğer çevre koşulları, yol durumu ve sürücü faktörleri değiştirilerek kaza ihtimalleri değerlendirilir.
Biyomekanik İnceleme: İnsan vücudunun aldığı temas sonucu ne kadarlık bir yaralanma düzeyi oluşacağı önceden yapılan testler ve doktor raporları ile belirlenmiş olup, bilinen değerler ile karşılaştırma yapılarak sonuca ulaşılmaktadır.
Bilirkişilik hizmeti Ceza Usul Muhakemesi Kanunu madde 67 ile düzenlemeye tabi tutulmuş ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 293 ile de Özel Hukuk uyuşmazlıklarında delil sistemi içerisinde yer alan önemli bir uygulamadır.
Mekanik Arıza-Teknik İnceleme
Hava Yastığı Açılmama Sebep Analizi: Genellikle ağır hasarlı kazalarda airbag sisteminin açılması gerekli olduğu düşünülmektedir. Fakat her markanın güvenlik sistemi farklı prensipler altında çalışmaktadır. Fabrika değerleri ve olay bazındaki hasar büyüklüğü incelenerek teknik arıza olup olmadığı belirlenebilmektedir.
Lastik Hasarları: Kazadan önce lastiğin patlaması durumunda aracın aldığı savrulma yörüngesi ve sürtünme kuvveti ayrıntılı olarak hesaplanabilmektedir. Ayrıca lastik kondisyonundaki yetersizlik veya garanti şartları değerlendirilmelidir.
Fren Sistemi Arızası: Ağır vasıtalarda havalı fren sistemi arızası veya lastiklerin disk kilitlenmesi sonucu yanması gibi olaylar durum bazında incelenmektedir.

Mekanik Aksam Kırılma Testi: Zamana bağlı aşınma veya yanlış onarım sebebi ile araçların akis, direksiyon kutusu, taşıyıcı gibi alt aksamlarındaki kırılmaların darbeden önce mi yoksa sonrasında mı kırıldığı incelenebilmektedir.
Far-Stop Filament Analizi: Olay anında aracın farının yanmadığı veya emniyet şeridinde dörtlülerin yanma durumunun tespiti yapılabilmektedir. Olay sonrası araç üzerinden alınacak sağlam far, stop parçalarında inceleme yapılması gerekmektedir.

Devrilme-Takla Atma Kazaları
Çoğu ölümle sonuçlanan devrilme olaylarında araç- zemin sürtünme durumlarının detaylı incelenmesi ve uygun varsayımlar yapılması gerekmektedir. İleri düzey hesaplamalarda ilk devrilme anındaki temas alanı, kaç devir dönme gerçekleştiği ve savrulma anındaki hızlar tespit edilmektedir.Ayrıca, emniyet kemeri kullanımı sayesinde sürücü-araç etkileşimi biyomekanik bilim dalı altında incelenerek darbe etkisi hesaplanmaktadır.

Motosiklet Kazaları
Tecrübesiz bir motosiklet sürücüsü umulmayan bir durumla karşılaştığında bir araç sürerken elde ettiği deneyime göre tepki verir. Yol tutuş özellikleri nedeniyle motosikleti sürmek, bir araba veya kamyon sürerken gerekli olan direksiyon tekniklerinden farklı teknikler gerektirir. Motosiklet Güvenlik Kuruluşları temel eğitim kılavuzu bu tekniği “itme dümen” olarak tanımlar.
Bu kılavuz, “direksiyonun elle tutacak kısmının dönüş doğrultusunda ileri doğru bastırılması” yönünde talimatlar vermektedir. Buna dümen adı verilir (ön tekerlek dönüş yönünün tersine doğru odaklanır. Direksiyonun sol el kısmına bastırınız, sola yaslanınız ve sola dönünüz. Direksiyonun sağ el kısmına bastırınız, sağa yaslanınız ve sağa dönünüz.). Kaza uzmanları, sürücülerin uygun direksiyon tekniğini kullanamamasından dolayı çarptıkları nesneye direk olarak yöneldikleri kazaları inceler.

Bu, ön tekerin dönüşüne etki eden “cayro”ya bağlıdır ve bu sebeple de motosikletin dümen (direksiyon) mekanizmasını etkilemektedir. Bunu göstermek için bir çocuğun ray üzerinde dönen tekerleğe sahip olan “cayro tekerlekli” oyuncağını düşünebiliriz.Direksiyonu belli bir yöne çevirmeye çalışırken elle tutulan kısımda ters yönde bir direnç görülür. Bu etki, dönüşe mukavemet eden jiroskopik kuvvetlerin hareketinden dolayı meydana gelir. Tekerlek, olası bir kaza ile yüz yüze gelen bir motosiklet sürücüsünün yanlış bir dümenlemesine karşı direnç gösterir. Bu, motosiklet sürücüsünün daha fazla dümen kırmasına ve motosikletin direksiyonunun çarpılmaması gereken nesneye doğru yönelmesine neden olur.
Motosikletli Dönüş Kazaları
Motosikletlerin tek başına yaşadığı kazaların çoğu direkt olarak, dönüş yapmak isterken motosikletin binicinin altından kaymasından kaynaklanır. Motosiklet binicileri buna “sıyrıntı” derler. Uzmanlar kaza öncesini incelerken bu durum, ayak mandallarını veya motosikletin koruyucu bariyerlerini inceleyerek bir araba ile kıyaslar. Böyle durumlarda araba normal şekilde veya kendi “kütle merkezi” etrafında döner. Bir motosiklet bu şekilde bir kaza yaparken tekerlekler sürücünün altından dışa doğru kayar. Bu kazalarda genellikle motosiklet ve üzerindeki sürücü yoldaki kontrolünü kaybedip kaldırıma çarparlar.

Otomobil, kamyonet, minibüs veya motosiklet; hangisi olduğu fark etmeksizin trafikte her araç sürücüsü kaza ihtimali ile karşı karşıyadır. Özellikle de trafik yoğunluğunun fazla olduğu İstanbul, Ankara ve İzmir gibi şehirlerde hemen her gün bir trafik kazası haberi duyulmaktadır. Kimi hafif sıyrıklarla, kimi ağır yaralı olarak, kimi de ölümle sonuçlanan bu kazaların pek çok sebebi vardır. Biz de bu yazımızda motosiklet sürücülerini ilgilendiren bir konuya değindik ve motosiklet kazalarının bilinen sebeplerini sizler için listeledik.
İşte motosiklet kazalarının en bilinen 8 nedeni:
1- Gerekli Eğitimlerin Alınmamış Olması
Motosiklet kazaları incelendiğinde genel olarak kazaya karışan bireyin ya ehliyete sahip olmadığı ya da sürüş teknikleri eğitimi almadığı bilgisine ulaşılmaktadır. Çevresinden öğrenerek motosiklet süren bireylerin trafikte meydana gelebilecek olan tehlikeli durumlara karşı nasıl davranacaklarını bilmemeleri en bilinen kaza sebeplerinden bir tanesidir.
2- Motosikletin Geçiş Hakkına Saygı Duyulmaması
Trafikte her motorlu taşıt (ambulans, itfaiye gibi resmi araçlar hariç) aynı haklara sahiptir ama çoğu zaman araba, kamyon ve minibüs sürücüleri bu haklara saygı duymadan fütursuzca davranırlar. Özellikle de motosikletin araçtan sayılmaması ve geçiş hakkında saygı duyulmaması motosiklet kazalarının bir diğer sebebidir. Bu ve benzeri durumlar göz önünde bulundurarak motosiklet sürücülerinin tehlikeli hareketlerden kaçınmaları gerekir.
3- Yol Kusurlarının Sürüşleri Etkilemesi
Yol kusurlarından yıllık olarak meydana gelen kaza sayısı resmî açıklamalara göre %2-3 civarında olsa da bilinen kaza sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Yollarda oluşan çukurlar veya dengesiz zeminler, sürücünün kontrolü yitirmesine neden olarak motosiklet kazalarının meydana gelmesine sebebiyet verir.
4- Trafik Kurallarının İhlal Edilmesi
Motosiklet sürücülerinden taksi ve dolmuş sürücülerine kadar pek çok insan trafik kurallarını ihlal ederek kazaya davetiye çıkarır. Kırmızı ışıkta geçmek, hatalı sollama yapmak veya hız limitlerini dikkate almamak yüzünden en çok gerçekleşen olay motosiklet kazasıdır ve bunun neticesinde kazaya karışanlar büyük zararlar görürler.
5- Alkollü ve Hızlı Motor Kullanmak
Alkollü ve hızlı motor kullanmak her ne kadar yasalarla durdurulmaya çalışılsa da sürücülerin keyfi davranışları yüzünden engellenememektedir. Alkol, dikkat dağınıklığına ve kontrolsüz sürüşlere sebep olduğu için basit bir durumda bile büyük kazalara neden olmaktadır. Yüksek hız ise tepki verme süresinin ortadan kaldırarak riskli durumlarda istenilen hareketleri yapmayı engeller ve motosiklet kazalarına davetiye çıkarır.
6- Kötü Hava Koşullarında Dikkatsiz Davranmak
Her sürücünün korkulu rüyası; buzlu, karlı ya da yağmurlu yollarda araç sürmektir. Kötü hava koşullarında kontrolü kaybetme ihtimali normal sürüşlerden kat kat daha kolaydır. En ufak bir hatada geri dönüş olmayan olaylara sebep olabileceği için, kötü hava koşullarında dikkatsizliği de motosiklet kazalarının bilinen sebeplerinin bir tanesi olarak nitelendirebiliriz.
Not: Yağmurlu havalarda motosiklet sürerken dikkat edilmesi gerekenlerin neler olduğunu öğrenmek için bu yazımıza göz atabilirsiniz.
7- Motosiklet Arızalarının Dikkate Alınmaması
Motosiklet arızaları, motosiklet kazalarında her ne kadar diğer durumlar kadar etkili olmasa da yıllık meydana gelen kazaların %1 oranının sebepleridir. Dikkate alınıp düzeltilse basit bir şekilde atlatılabilecek olan motosiklet arızaları, kazalara sebebiyet vererek sakat kalmalara ve hatta ölümlere neden olabilmektedir.
8- Sürücünün Görünür Olmayan Kıyafetler Seçmesi
Motosiklet kazalarında sürücülerden en çok duyulan cümlelerden bir tanesi gelen motosikleti veya sürücüyü göremedikleri ve bu yüzden kazanın olduğudur. Motosiklet sürücülerinin görünür olmayan kıyafetler giymesi bu sözlerinin söylenmesinin en büyük sebebidir

MOTOSİKLET KAZA SEBEPLERİ VE ÖNLEMLERİ

  • Görünür olun. Farınız her zaman açık olsun, mümkünse bir reflektif yelek giyin.
  • Virajlara uygun hızla girin. Motosiklet kazaların dörtte biri virajlarda yapılan tek araçlı kazalardır!
  • Asla kırmızı ışık ihlali yapmayın ve yeşil ışık yanar yanmaz depara kalkmayın.
  • Alkollüyken motosiklet kullanmayın. Kazaların yarısı alkollüyken meydana gelmektedir.
  • Islak zeminde çok dikkatli olun, fren mesafenizi iki kat arttırın, hızınızı düşürün!
  • Kavşaklara ve yol katılımlarına dikkat edin ve yavaşlayın. Hiç ummadığınız anda bir araç önünüze çıkabilir!
  • Asla aşırı hız yapmayın! Hız yapmak kolaydır, zor olansa doğru yerde durabilmektir.
  • Nereye bakarsanız oraya gidersiniz. Panik durumlarda gitmek istediğiniz yere bakın.
  • Motosikletinizi yola çıkmadan önce kontrol edin. Lastikleriniz, frenleriniz, sinyalleriniz, stop lambanız ve farınız sorunsuz olmalı.
  • Gözleriniz hep aynı yere sabitlenmemeli. Yolu ve aynalarınızı sürekli tarayın.
  • Panik frende ustalaşın! Ön ve arka freni birlikte ve etkin kullanın.
  • Mutlaka koruyucu ekipmanlar kullanın. Kask, mont, bot, pantolon, eldiven önerilen donanımdır.
  • Sadece yola odaklanın. Dalgın, kızgın, üzgün ve uykusuzken motora binmeyin.
  • Büyük araçlardan uzak durun, sizin görüşünüzü engellerler ve karşı yönden gelenler için sizi görünmez kılarlar.
  • Ticari araçlara dikkat edin. Yolcu almak veya indirmek için ani manevralar yapabilirler.
  • İki aracın karıştığı kazalarda, diğer araç sürücüsünün motosikletin geçiş hakkını ihlal etmesi, kazaların %66’sına sebep olmuştur. Kavşaklarda geçiş hakkı sizde de olsa ani fren için hazırlıklı olun.
  • Etrafınızdaki araçları tarayın ve işaretleyin. Tehlikeli ve ani manevralar yapan, aşırı hızlı yada sürücüsü telefonla konuşan bir araçtan uzak durun.
  • Işıklarda beklerken aynalarınıza da bakın. Sizi ve kırmızı ışığı görmeyen bir araç arkadan size çarpabilir.
  • Beklenilmeyen yerlerden gitmeyin ve diğer sürücüler tarafından öngörülemez manevralar yapmayın. Bu sebeple emniyet şeridi, banket, kaldırım gibi yerlerden gitmek kazaya davetiye çıkarır.
  • Sizin şeridiniz akıcı, yan şerit sıkışıksa, o şeritten bir araç her an önünüze direksiyon kırabilir, hazırlıklı olun.
  • Her zaman sinyal verin ama başkalarının sinyal vermeden de manevra yapabileceğini unutmayın, temkinli olun.
  • Araçların aralarından geçmeyin. Aniden açılan kapılara dikkat edin.
  • Kontra tekniğinde ustalaşın.
  • Ölümlü motosiklet kazaları, genellikle, karşı yönden gelen aracın sola ani dönüş yapması ve motosikletin araca yandan çarpmasıyla gerçekleşir. Bu tür kazalar özellikle kavşaklarda meydana gelmektedir. Ülkemizde sürücülerin DÖNÜLMEZ levhasına kesinlikle uymadıklarını unutmayın.
  • Trafikte her zaman saygılı ve sabırlı olun. Ama saygısız ve sabırsız sürücüler olabileceğini de unutmayın. Öfkenize yenilmeyin.
  • Şehirlerarası yollar, şehiriçi yollardan farklı tehlikeler barındırır. Vahşi bir hayvan aniden önünüze fırlayabilir. Ya da yoldaki mıcırlar kontrolü kaybetmenize sebep olabilir.
  • Her motosikletin sürüş ve duruş karakteristiği farklıdır. Bu sebeple emanet bir motosikletle sürüş yaparken çok dikkatli olun. Yeni aldığınız motosikleti de ilk 6 ay daha dikkatli sürün.

Kazalar umulmayan durumlardan kaynaklanır. Her zaman en umulmayanı umun!

Hava Yastığı Açılmama Sebep Analizi: Genellikle ağır hasarlı kazalarda airbag sisteminin açılması gerekli olduğu düşünülmektedir. Fakat her markanın güvenlik sistemi farklı prensipler altında çalışmaktadır. Fabrika değerleri ve olay bazındaki hasar büyüklüğü incelenerek teknik arıza olup olmadığı belirlenebilmektedir.
Lastik Hasarları: Kazadan önce lastiğin patlaması durumunda aracın aldığı savrulma yörüngesi ve sürtünme kuvveti ayrıntılı olarak hesaplanabilmektedir. Ayrıca lastik kondisyonundaki yetersizlik veya garanti şartları değerlendirilmelidir.
Fren Sistemi Arızası: Ağır vasıtalarda havalı fren sistemi arızası veya lastiklerin disk kilitlenmesi sonucu yanması gibi olaylar durum bazında incelenmektedir.

Mekanik Aksam Kırılma Testi: Zamana bağlı aşınma veya yanlış onarım sebebi ile araçların akis, direksiyon kutusu, taşıyıcı gibi alt aksamlarındaki kırılmaların darbeden önce mi yoksa sonrasında mı kırıldığı incelenebilmektedir.
Far-Stop Filament Analizi: Olay anında aracın farının yanmadığı veya emniyet şeridinde dörtlülerin yanma durumunun tespiti yapılabilmektedir. Olay sonrası araç üzerinden alınacak sağlam far, stop parçalarında inceleme yapılması gerekmektedir.

Ağır Vasıta Kazaları
Tır ve otobüs kazalarında frenleme, ivmelenme ve süspansiyon etkilerinin farklı olması sebebiyle devrilme ve yük-güç dağılımlarının etkileri yapılan hesaplamalarda dikkate alınmalıdır. Binek araç kazalarından farklı metotlar kullanılır ve elde edilecek verilerin bazıları takograf kayıtlarından alınır.
Takograf, icadından itibaren sürekli olarak geliştirilmiştir ve şuan tüm dünya çapında kullanılmaktadır. Kuzey Amerika’daki bazı ticari işletmeler, katedilen mesafeyi, araç hızını ve sürüş saatlerini gözlemek için gönüllü olarak takograf kullanır.
Araç-Yaya Kazaları
Ne tür bir yaya kazası olduğunu tespit etmek için çarpma mevkisinin analizi, aracın incelenmesi ve yayanın muayene edilmesi gerekir. Bu incelemelerin analizinden sonra yayanın araca nasıl temas ettiği tespit edilebilecektir. Şayet yaya, aracın üstüne çıkmışsa yere nasıl serilmiştir ve yaya yerde iken ne olmuştur. Birçok kazada yayanın hızı, aracın çarpma anındaki hızı ile aynı büyüklüğe ulaşmıştır. Kaza uzmanları aracın hızını tespit etmek ve bunu yayadan hesaplanan hız ile karşılaştırmak için delilleri kullanacaktır.
Bütün yaya kazalarının, görüntü seçeneklerini, çarpma hızını, kazanın önlenme olasılığını, yayanın hareketini ve araç durumunu tespit etmek için yapılan inceleme ile analizi yapılır.

Bu şu anlama gelir; profesyonel kaza uzmanları aşağıdaki görevleri yerine getirmelidir:
• Çarpma noktasının tespit edilmesi
• Görünen nesnelerin tespit edilmesi
• Net diyagramın çizilmesi (3D olması tercih edilir)
• Çarpma hızının hesaplanması
• Zaman – konum ve hızla ilgili bilgilerin hesaplanması
Bu işlemler tamamlandıktan sonra uzman, kaza olurken yayanın ilk görüldüğü anda aracın nerede olduğunun belirlenmesi dahil aracın çeşitli zamanlar içerisinde hangi faklı noktalarda bulunduğunu da rapor edebilir. Bu durumda kaza uzmanı, araç kapasitesine ve standart algılama-tepki gecikmesine dayanarak durma mesafesini tahmin edebilir. Sonuçları göstermenin en iyi yolu elbette ki 3 boyutlu animasyonlardır.

  1. Hukuk Dairesi 2016/16975 E. , 2019/9179 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüna dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili, davalı … vekili ile davalı … San. ve Tic. A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili …’ın idaresindeki motosiklet ile arkasında eşi … ile birlikte seyir halinde iken davalılardan …’nın mülkiyeti davalı … İnş. Ltd. Şti.’ye ait bulunan kamyonu ile aniden döndüğü esnada müvekkillerinin araca çarpmasına sebep olduğunu, bu kaza neticesinde her iki müvekkilinin de ağır şekilde yaralandığını, kaza tespit tutanağında davalı şoförün tam kusurlu olarak tespit edildiğini, müvekkili …’ın kaza neticesinde akli dengesini kaybettiğini, eşi …’ın ise sayısız operasyon ve ameliyat geçirdiğini, müvekkillerinin geçimini mantar yetiştiriciliğinden sağladıklarını ancak kazadan dolayı gündelik işlerini dahi yapmakta zorlandıklarını, bu nedenle kazadan müteselsilen sorumlu olduğunu beyanla her iki davacı için ayrı ayrı belirlenmek üzere şimdilik … için 5.000,00 TL, … için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın ve …’ın kendi yaralanmasından dolayı 40.000,00 TL eşinin yaralanmasından dolayı 35.000,00 TL, … için kendi yaralanmasından dolayı 50.000,00 TL, eşinin yaralanmasından dolayı 50.000,00 TL, toplam 175.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, maddi tazminat davası yönünden; davanın ıslah edilmiş hali ile kabulüne, davalı …Ş tarafından ödenen 10.000,00 TL geçici ödemenin mahsubu ile davacı … için 165.915,35 TL ve davacı … için 60.547,25 TL olmak üzere toplam 226.462,60 TL maddi tazminatın davalı …Ş’den dava tarihinden itibaren davalılar … ve … Kompost İnş. Gıda Tarım San. ve Tic. A.Ş’den olay tarihi olan 05.09.2012’den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, manevi tazminat davası yönünden; davanın kısmen kabulü ile davacı … için kendi yaralanması nedeniyle 20.000,00 TL eşinin yaralanması nedeniyle 25.000,00 TL olmak üzere toplam 45.000,00 TL, davacı … için kendi yaralanması nedeniyle 35.000,00 TL eşinin yaralanması nedeniyle 7.500,00 TL olmak üzere toplam 42.500,00 TL manevi tazminatın davalılar … ve … Kompost İnş. Gıda Tarım San. Ve Tic. A.Ş’den kaza tarihi olan 05.09.2012’den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili, davalı … vekili ile davalı … San. ve Tic. A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacılar vekili, davalı … vekili ile davalı … San. ve Tic. A.Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu’nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.

Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılması gerekir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.

Somut olayda davacı … motosiklet sürücüsü, Şerif yolcu olup her iki davacının da kask takıp takmadığı kaza tespit tutanağına göre belirsiz olup, mahkemece alınan 28.09.2015 tarihli ATK 3. İhtisas Kurulu raporunda davacı …’in kazaya bağlı kafa travması ve sonrasında gelişen konuşma, yürüme bozukluğu ile unutkanlık rahatsızlığından dolayı %62.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin (geçici iş göremezlik süresinin) olay tarihinden itibaren 12(oniki) aya kadar uzayabileceği, davacı …’in yüzde orbital ve frontal kemikte kırık ve 4 adek kesici diş kaybı nedeniyle %26.2(yüzdeyirmialtınoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin (geçici iş göremezlik süresinin) olay tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği, belirlenmiştir. Davalı … vekili ile davalı … San. ve Tic. A.Ş vekili, kask takılmaması nedeniyle müterafık kusur indirimi yapılması gerektiği savunmasında bulunmuştur. Bu itibarla, davalı vekillerinin savunması üzerinde durularak mahkemece zarar görenlerin müterafik kusurunun varlığı ve indirim yapılması gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması, müterafik kusurun varlığının kabul edilmesi halinde tazminattan %20 oranında indirim yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

3-Bozma neden ve şekline göre davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili, davalı … vekili ile davalı … San. ve Tic. A.Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlere davalı … vekili ile davalı … San. ve Tic. A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalılar … ile … San. ve Tic. A.Ş’ye geri verilmesine, 09/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

REŞİT OLMAYAN SÜRÜCÜNÜN NEDEN OLDUĞU TRAFİK KAZASI SONUCUNDA AÇILACAK TAZMİNAT DAVASINDA AİLE MAHKEMELERİ GÖREVLİDİR

  1. Anasayfa
  2. Güncel İçtihatlar
  3. Trafik Kazaları
    T.C.
    Yargıtay
  4. Hukuk Dairesi
    2017/2616 E. , 2017/6427 K

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

  • K A R A R –

Davacılar vekili, davalı …’in maliki, davalı …’nin sürücüsü ve davacı …’un yolcusu bulunduğu motorsikletin dava dışı araca çarpması sonucu davacı …’un malul kaldığını, davalı …’nin kaza tarihinde reşit olmayıp ehliyeti bulunmadığını, davalılar … ve …’un ….’nin anne ve babası olup henüz reşit olmayan oğullarının verdiği zarardan sorumlu olduklarını, müvekkillerinin elem çektiğini beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı … için 60.000 TL maddi, 100.000 TL manevi, davacı anne ve baba … ve … için 30.000’er TL manevi, davacı kardeşler … ve … için 10.000’er TL manevi tazminatın davalılardan olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Mahkemece, Dairemizin ilgili bozma ilamına uyulmasına karar verilerek toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, H.M.K.114/1-C, H.M.K. 115/1-2 maddesine göre dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin … Aile Mahkemesi olduğuna, 2-HMK 20/1 maddesine göre kararın kesinleştiği tarihten itibaren kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi halde HMK 20/2 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine karar verilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 31,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 6.6.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
22 Ekim 2017 Pazar

TRAFİK KAZALARINDA MALULİYET TESPİTİNİN NE ŞEKİLDE YAPILACAĞINA DAİR GÜNCEL YARGITAY 4. HD.KARARI

  1. Anasayfa
  2. Güncel İçtihatlar
  3. Trafik Kazaları
  4. Hukuk Dairesi 2021/5350 E. , 2021/6077 K

“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 02/04/2018 tarih ve 2018/İHK-2363 sayılı itirazın reddine dair verilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;

  • K A R A R –

Davacı vekili; 11.08.2015 tarihinde, müvekkilinin kullandığı araç ile davalı … nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve %26,2 sürekli malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00TL maddi tazminatın temerrüd tarihinde itibaren işleyecek faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 85.506,00TL’ye yükseltmiştir.

Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.

Sigorta Tahkim Komiyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile 85.506,00TL tazminatın 22.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan başvurana ödenmesine karar verilmiş hükme karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.

Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde,zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Eldeki dosyada; kaza sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan KTÜ Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı’nın 14/06/2017 tarihli raporunda 2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekindeki meslekte kazanma gücünün azalma oranları tespit cetveli kapsamına göre hazırlandığı ve davacının kazadan kaynaklı maluliyet oranının %26,2 ve geçici iş göremezliğinin 9 ay olduğu tespit edilmiştir. İşbu rapor kaza tarihi itibariyle yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre hazırlanmış olup hüküm kurmaya elverişli değildir.Eksik inceleme ile karar verilemez.
O halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, davacıya ait dosyada mevcut raporlar da irdelenmek suretiyle , kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, ATK 3.İhtisas Kurulu’ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp, sonucuna göre,temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

2-Somut olayda, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; 85.506,00TL TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 9.590,40TL vekalet ücreti hükmedilmiş,davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmiştir.

5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 05/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

  1. Hukuk Dairesi 2021/2621 E. , 2021/2234 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Davacı … vekili Av…. tarafından, davalı Doğa Sigorta Anonim Şirketi aleyhine 26/08/2019 tarihli dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafın itirazının reddine dair verilen 03/04/2020 günlü ve 2020/İ.1304 Esas, 2020/İHK-7373 Karar sayılı kararının Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili 26.08.2019 tarihli Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusunda; 01.05.2017 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu, davalının sigortacısı olduğu aracın karıştığı kaza sonucu davacının malul kalacak şekilde yaralandığını, davalıya yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 41.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı … şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 119.305,00 TL‘ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacının talebinin kabulü ile 119.305,00 TL’nin 14.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Doğa Sigorta A.Ş.’den tahsiline karar verilmiş; Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davalı vekilince yapılan itirazın reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.

Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde,zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Eldeki dosyada; kaza sonrası düzenlenen Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi 01.11.2018 tarih ve 5556/11230001 sayılı Engelli Sağlık Kurulu Raporuna göre, beyin hasarına bağlı organik duygudurum bozukluğu (tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen), sağ görme kaybı ve sol işitme kaybı tanısı ile kişinin engel oranının %60 olduğu şeklinde maluliyet oranı belirlenmiştir. Dosyada mevcut ve hükme esas alınan raporun hangi Yönetmelik hükümleri esas alınarak düzenlendiği belli değildir.

Ayrıca, ceza yargılaması sırasında alınan kesin hekim raporuna göre, davacının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralandığı, her ne kadar kaza nedeniyle hafıza kaybı yaşadığını iddia etse de 22/10/2018 tarihli doktor raporunda şahısta trafik kazası ile ilişkilendirilebilecek ruhsal rahatsızlık saptanmadığının belirtildiği görülmektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.

O halde Hakem Heyetince; dava konusu olaya ilişkin ceza dosyası (Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi 2018/845 Esas -2019/640 sayılı) ve 22/10/2018 tarihli doktor raporu ile davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, davacıya ait Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi 01.11.2018 tarih ve 5556/11230001 sayılı Engelli Sağlık Kurulu Raporu ve ceza dosyasındaki 22/10/2018 tarihli raporu da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, ATK 3.İhtisas Kurulu’ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp, sonucuna göre, temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar dikkate gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 02/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.
     YARGITAY

17.HUKUK DAİRESİ

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalının sürücüsü olduğu aracın davacının aracına çarparak aracın hasarlanmasına ve araç içindeki yolcuların da yaralanmasına neden olduğunu, 9.000,00 TL hasar bedelinin sigortaca karşılandığını, kazanın davalı tarafın kusurundan kaynaklandığını belirterek, 3.000,00 TL hasar bedeli, 3.500,00 TL değer kaybı, 4.000,00 TL kazanç kaybı, 1.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulü ile 1.900,00 TL hasar bedeli ve 2.400 TL araç değer kaybının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-6100 Sayılı HMK’un geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga 1086 Sayılı HUMK’un 427. maddesinde öngörülen temyiz kesinlik sınırı 1.1.2014 tarihinden itibaren 1.890 TL’ye çıkarılmıştır.

Temyize konu 1500,00 TL manevi tazminatın reddine dair karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden davacı hakkındaki hüküm kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca …’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.

2-Dosyadaki bilgi ve belgelere bilirkişi raporunda hesaplanan hasar bedelinin uygun bulunmasına göre davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava trafik kazasından kaynaklanan, değer kaybı ve kazanç kaybı talebine ilişkindir.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçtaki değer kaybının tespiti, Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyulmaksızın hesaplama yapılarak sağlanmıştır. Bilirkişi raporunda belirtilen yöntemle değer kaybının tespit olunduğu rapora dayalı olarak hüküm kurulamaz.

Bu durumda mahkemece aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının zararının belirlenmesi, meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık yeni bir rapor alınması ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek, denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınıp, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

4- Davacı tarafça kazanç kaybı talebinde bulunulmuştur. Davacı taraf aracı ile nakliyecilik işi yaptığını belirtmiş, mahkemece davacının defter ve belgeleri, vergi kayıtları istenmek suretiyle kazanç kaybı ile ilgili inceleme yapılarak, bilirkişi tarafından kazanç kaybı miktarı belirlenmiş olmasına rağmen, mahkemece kazanç kaybına yönelik istemin soyut verilere dayanmadığı gerekçesi ile reddedilmiş olması da isabetli bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin manevi tazminata yönelik yapılan temyiz itirazının miktar yönünden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacının diğer temyiz itirazının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile verilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Av. Musa ADIYAMAN

TRAFİK KAZASI SONUCUNDA SÜREKLİ MALULİYET OLUŞMASA BİLE MANEVİ TAZMİNAT TALEP EDİLEBİLİR

  1. Anasayfa
  2. Güncel İçtihatlar
  3. Trafik Kazaları
    T.C.
    YARGITAY
  4. HUKUK DAİRESİ
    2016/17564 E. , 2017/6847 K.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili; 06/10/2011 tarihinde davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi nedeniyle meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını ve platin takılan sağ kolunda çok derin ve yakıcı acı hissettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00-TL’lik maddi, 10.000,00-TL’lik manevi tazminat olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davalılar; davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Dava dilekçesinde nelerin yer alması gerektiği hususu 1086 sayılı HUMK’nun 179. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nun 119. maddesinde düzenlenmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde ise; “Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlarakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir” hükmüne yer verilmiştir. O halde açıklık bulunmayan hallerde hakim, dava dilekçesinin açıklanmasını ilgili taraftan her zaman isteyebilir.

Somut olayda; davacı 06.10.2011 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle yaralandığını belirterek 2000TL maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Dava dilekçesindeki ileri sürülüşe göre davacının yaralanması nedeniyle talep edilen maddi tazminat kalemlerinin nelerden oluştuğu mahkemece, davacı vekiline açıklattırılarak ve buna göre yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde geçici iş göremezlik talebinin bulunmadığından talebin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

3-6098 sayılı TBK. md. 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Somut olayda; mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu raporunda, davacının sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı ve iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Buna göre; mahkemece davacının yaralanması nedeniyle manevi zararının bulunduğu kabul edilerek hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 15.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

14 Aralık 2017 Perşembe

Trafik Kazalarında Kusur Tespiti Aşamaları
Hasarlı, yaralamalı ve ölümlü trafik kazalarının bir kısmında olaya karışan maktul, araç ve sürücü faili meçhul kalmaktadır. Ceza, hukuk ve idari davalar için bunların tespiti önemlidir. Ancak olaydan hemen sonra olay yerinde ve diğer bulgularla ilgili yeterince çalışma yapılmadığı için tespiti sağlanmamakta veya doğru tespit yapılamamaktadır. Mahkemeler uzamakta, taraflar mağdur olmakta ve ceza adalet sistemi yetersiz kalmaktadır. Kaza yerinin /olay yerinin olaydan sonra korunması, tespiti ve incelenmesinin bir sistematik içinde yapılması gereklidir.
Trafik kazaları, kaza, cinayet olarak ortaya çıkması mümkündür. Bu durumu belirlemek için detaylı bir inceleme ve araştırmanın yapılması gereklidir (Suikast olarak iddia edilen Susurluk Kazası, Ahmet Türk-B. Trakya, Adnan Kahveci) Adli dosyalarda , devam eden davalarda ihtiyaç duyulması halinde bu alanda yeterli donanıma sahip trafik bilirkişilerinden raporlama ve uzman görüşü hizmeti alınmaktadır.

Trafik Kazaları Konusunda Teknik Destek Almak için Tıklayınız
I. TRAFİK KAZASI OLAYI SORUŞTURMASI
Trafik kazalarının nedenlerini araştırmak, kazaya karışan araçların kaza yerindeki durumunu incelemek, taraflara ait kusur ve tazminat talepleri hakkında idari, ceza ve hukuk mahkemelerinde olayın çözümü için olayın başından soruşturmanın yapılması gerekir.
Hazırlık tahkikatlarında, kaza ile yapılan işlemler daha sonra ki ceza adalet sisteminde yer alan hususları temelinden etkilemektedir. da önemsiz görünen bazı unsurları da elde edebilir. Ölümlü ve yaralamalı kazlar ise doğrudan res’en soruşturulur. Bu bölümde meydana gelen bir trafik kazasında suç soruşturmasının aşamaları anlatılacaktır.

  1. Suçun Oluşum Aşaması
    Trafik suçları başkaca bir sebebi ve iddia söz konusu değilse taksirli suçlardandır. Bu suç maddi hasar, yaralamalı ve öldürme suçu olarak karşımıza çıkar. Taksirle bir insanın yaralanmasına veya ölümüne neden olunması durumunda TCK’nin 85. maddesi çerçevesindere’sen takip edilen bir suçtur.Bu anlamda taksirle yaralama suçu kamu hukukunungörev alanına girmektedir. CMK’nın 160. ve 161. maddeleri gereğince Cumhuriyet Savcısı tarafından re’sen emrindeki kolluk görevlileri vasıtasıyla soruşturulmaya başlanmalıdır.
    Yine sürücülerden herhangi birinin ehliyetinin bulunmaması, alkollüolması ve kazaya karışan araçlardan birinin kamuya ait olması durumunda benzer durumda olmasında kolluk soruşturma yapar.
    Suçun meydana geldiği yerin kolluk sorumluluk bölgesine yetkili kolluk (polis, jandarma) soruşturur.Suçun taraflarının soruşturma ile ilgili ayrıcalık ve dokunulmazlıkları yönünden dikkat edilmelidir. Bunlar; yasama, bakanlık, hakim, savcı noter ve avukat, Türk veya yabancı asker dokunulmazlığı, diplomat dokunulmazlığı gibi.
    Olayın tarafları tespit edilir. Özellikle şüphelilerin tespiti ve yakalanmaları sağlanır. Olayın tanıkları olayın başında tespit edilmesi önemlidir. Daha sonraki aşamalarda tespiti zorlaşır. Bu aşamada tespit edilerek ifadeleri alınır ve bilgilerine müracaat edinilir.
  2. Olay Yeri Aşamaları
    Olay yeri; suçun meydana geldiği merkez alan,suçlunun veya mağdurun suç işlendikten sonra takip ettikleri yerler ve suçla ilgisi olabilecek suç eşyası veya delilin bırakıldığı saklandığı, atıldığı veya olabileceği çok geniş alanları kapsar. Trafik kazasının türü ve niteliğine göre farklı yerler olay yeri olarak karşımıza çıkar. Daha çok karayolu üzerinde meydana gelmekle birlikte değişken yerler olabilmektedir .
    Trafik kazasının niteliğine göre öğrenilen olay yerine ilgili ekipler hareket ederler. Mıntıka ekibi, trafik ekibi, olay yeri inceleme ekip. Her ekibin kendisi açısından olay yerinde yapması gereken hususlar vardır. Ekipler olay yerine hazırlıklı gitmeleri gerekir. Karşılaşılacak sorunlara müdahale edebilecek durumda olmalıdır.
    Trafik kazlarında trafik, karakol polisinin olay yerinde yaptığı tespitler kısmen olay yeri inceleme olmakla birlikte; olay yeri incelemesinden kasıt olay yeri inceleme uzmanlarının yaptıkları tespitlerdir.
    Olay yeri incelemesinin zorunlu olduğu; Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü Kuruluş Görev Ve Çalışma Yönetmeliğinin 12.maddesinde sayılmıştır. Belirtilen bu yönetmeliğe göre Ölümle sonuçlanan olaylar olay yeri incelemesi gerekmektedir. Ancak yaralamalı, olay yeri terk, sürücünün belirsiz olduğu tüm trafik kazalarının olay yeri inceleme birimlerince incelenmesi gerekmektedir.
    Tüm yaralamalı ve ölümlü trafik kazalarında ayrıntılı olarak olay yeri incelemesi yapılması önemlidir. Çünkü ilk başta failleri belli olan birçok trafik kazasının mahkeme aşamasında taraflar ifadelerini değiştirmekte ve suçu başkanını işlediğini ileri sürmektedirler.
    Olay yerinin konumuna göre; olay yeri inceleme aşaması iki şekilde ele alınır(İçişleri Bakanlığı 67 nolu genelge); Olayın meydana geldiği yer şahıs mülkiyetine ait bir yer ise; Eğer şahsın rızası varsa, Bilgilendirme ve Rıza Talep Formu düzenlenir, eğer şahsın rızası yoksa hâkim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Cumhuriyet Savcısının emri ile olay yeri incelemesi yapılır.Olay yeri kamuya açık olan yerde meydana gelmiş ise herhangi bir karar veya emre gerek olmaksızın polis olay yeri incelemesi yapar. Suçun niteliğine göre savcıya göre bildirir.
    Yine tüm ekiplerin olay yerinde Polisin AdliGörevlerinin Yerine Getirmesinde Delillerin Toplanması Muhafazası ve İlgili Yerlere Gönderilmesi Hakkında Yönetmelik ve diğer mevzuatlar gereğince; olay yerinin belirlenmesi-tespiti, olay yerinin koruması, olay yerinin belgelenmesi/tespit ve olay yerinin sistematik incelemesi, delilerin toplanması ve değerlendirilmesi için ilgili yerlere gönderilmesi sağlanır .
  3. Olay Yerinin Belirlenmesi/Tespiti Aşaması
    Suç soruşturmasının en önemli unsurlarından biri de olay yerinin suç işlendiği andaki orijinal durumunun tespitidir. İşlenen suçlar neticesinde gerek soruşturma gerekse mahkeme aşamalarında olay yerindeki bazı hususların tekrar tetkiki gündeme gelmekte, fail, mağdur, tanık ifadelerinin desteklenmesi ve olayla ilgili daha sonraki safhalarda akla gelebilecek soru işaretlerinin giderilebilmesi amacıyla olay yerinin orijinal haliyle ilgili kayıtların tekrar incelenmesi gerekmektedir.
    Olay yeri tespiti işlemini her polis birimi kendi açısından yapmaktadır. Ancak suç yerinin ve bulguların tespiti özellikle olay yeri inceleme ekipleri tarafından yapılır.
    Olay yerinin tespiti amacıyla video-kamera, fotoğraf, kroki-plan ve tutanak olmak üzere dört ayrı metot kullanılmaktadır. Bu olay yeri tespit metotlarının her birinin soruşturma açısından büyük önemi vardır ve birbirlerini destekleyici niteliktedirler. Bu açıdan olay yeri tespit metotlarını bir bütün olarak düşünmekte yarar vardır. Özellikle trafik kazalarında bunların hepsinin yapılması gerekir.
    Fotoğraf ile Tespiti: Olay yeri incelemesi sırasında gözden kaçabilecek birçok ayrıntı soruşturmanın ilerleyen safhalarında önem kazanabilir. Bu açıdan olay yerinin tüm ayrıntıları içerecek şekilde orijinal haliyle fotoğraflarının çekilmesi gerekmektedir. Genel görünüm çekimleri. Orta mesafe çekimleri. Yakın mesafe çekimler; Tespit edilen bulguların bire bir (1:1) veya uygun ölçek kullanılarak yapılan çekimlerdir. Tespit edilen görünmeyen izler(parmak, ayak, alet izleri vb.) transfer edilmeden önce ölçekle ya da bire bir fotoğraflanmalıdır.
    Video-Kamera ile Tespiti: Olay yeri incelemesine başlamadan önce yapılması gereken en önemli husus olay yerinin video-kamera ve fotoğraf ile orijinal halinin tespit edilmesidir. Genel kural olarak olay yerine hiç kimse girmeden önce video-kamera ve fotoğraf ile olay yerinin orijinal haliyle çekimleri yapılır. Daha sonra delillerin birbirleriyle bağlantılarını gösterir orta çekimler yapılır. En son olarak iz ve delillerin yakın çekimleri yapılır. Ayrıca olay yerindeki delillerin tespiti yapıldıktan sonra toplama öncesi her delilin video kamera ile çekimi yapılır.
    Olay yeri krokisi: Olay yerinde bulunan deliller toplanmadan olay yeri krokisi yapılır. Yapılacak krokide, iz ve delillerin bulunduğu yerler, kesin ve doğru alınmış ölçüler, hava durumu, olayın zamanı, dosya numarası, krokiyi yapanın ismi, yönler ve birimin adı mutlaka yazılır.
    Olay yeri planı: Olayın mahiyet ve önemine göre olay yerinin, tekniğine uygun planı yapılır. Uygulamada ise çoğu zaman kroki ve plan karma olarak uygulanmaktadır.
    Tutanakla Tespiti: Tutanaklar kanun tarafından delil niteliği taşımaktadır ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli vesikalar olarak değerlendirilmiştir. Tutanak düzenlenmesinde olay yeri incelemesinin tüm safhaları tutanakla tespit edilir .
  4. Olayın Delilleri İle İlgili İşlemler Aşaması
    Konunun ispatlanması, canlandırılması, ifadelerin doğruluğu ancak delillerle desteklenirse doğruluğu anlaşılır.
    Delil: Suçun ispatına yarayan hukuk tarafından yasaklanmayan her türlü iz, eser, emareye denir. Deliller 3’e ayrılır. Beyan delilleri: tanık, sanık, mağdur, müşteki. Belge Delilleri; yazılı, basılı, kayıtlı vb. Belirti; eşyaya, şahsa ait. Belge ve belirti delilerine genel olarak maddi deliller denir. Bu konu üçüncü bölümde geniş olarak anlatılacaktır.
    4.1. Trafik Kazalarında Deliller İle İlgili İşlemler
    Delillerin Korunması: Delillerin muhafazası, suç sayılan olayın meydana geldiği andan itibaren başlar.Olay yerinin açık veya kapalı saha oluşu, hava durumu, delillerin kimyasal ve fiziksel özellikleri göz önünde bulundurularak gerekli koruyucu tedbirler alınır.Olay yerinde kalması zaruri görülen deliller, soruşturma veya inceleme sonuçlanıncaya kadar görevlendirilecek nöbetçilerle korunur.Diğer deliller, ilgili yerlere gönderilmek üzere soruşturmayı yapan emniyet biriminde muhafaza edilir.Laboratuarlara gönderilen delillerin muhafazası, laboratuar görevlilerince sağlanır.
    Delillerin Toplanması: Olay yerinin incelenmesi sırasında bulunan tüm maddi deliller, bulundukları yerlerde etiketlenerek numaralanır.Etiketlerin üzerine; delillerin bulunduğu yer, olay dosya numarası, tarih, delillerin izahı, kimden alındığı, emniyet birimin adı, soruşturmacının kimliği ve lüzumlu görülen diğer hususlar yazılır.Olay yeri incelemesi bittikten sonra, bulunan delillerin toplanmasına geçilir.Deliller toplanırken, bozulmalarına, değişmelerine, kaybolmalarına, meydan verilmeyecek tedbirler alınır. Bu şekilde toplanan deliller geçici ve basit ambalajlarına konur.Daha sonra delile yapılacak işleme göre uygun koruma, ambalajlama yapılır.
    Delillerin Ambalajlanması: Olay yerinde bulunan maddi delillerin bilimsel yöntemlerle inceleme ve değerlendirmeleri gerekli görülenleri en yakın kriminallaboratuarlarına gönderilmek üzere aşağıda gösterildiği şekilde tam ambalajlanmaları yapılır.
    Deliller, sıcağa, soğuğa, sarsıntılara, her türlü kimyasal ve fiziksel etkenlere veya çalınmaya karşı korunacak şekilde ambalajlanır.
    Deliller, kimyasal ve fiziksel özelliklerine göre ve ayrı ayrı ambalajlanır.
    Deliller, ambalajlarına sarsıntı ve sallantılara meydan vermeyecek şekilde yerleştirilir ve araları doldurularak boşluk bırakılmaz.
    Ambalaja konulacak evrak; Ambalajlara delillerle ilgili düzenlenen tutanaktan iki nüsha, olay yerinde yazılan etiket ve gönderilen yere hitaben yazılan yazı da yerleştirilir.Tutanakta; delillerin cinsi, miktarı, özellikleri, üzerindeki işaret, yazı ve numaraları, huzurda bulunanların kimlikleri, tarih, yer, saat ve imzalar bulunur .
    Delillerin İlgili Yere Gönderilmesi: Deliller ilgili yerlere, PTT kanalı ile veya kurye ile gönderilir.PTT kanalı ile gönderilenler “DEĞERLİ KOLİ” muamelesine tabi tutulur.Polis Laboratuarlarına gönderilen kolilerin teslimi ve geri alınması “Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarları Teknik Hizmet Yönetmeliği” hükümlerine göre yapılır.Adli emanete teslim edilmesi gereken deliller C. Savcılıklarına gönderilen kolilerde ise “Suç Eşyası Yönetmeliği” hükümleri tatbik edilir. Elde dilen delilin özelliğine ve niteliğine göre ilgili yerlere uygun prosedürle gönderilirler. Delillere el koyma ile ilgili işlemler yapılmalıdır (El Koyma Kararı 24 saat içindehakim onayına sunulmalı). Laboratuara gönderilecek malzemeler usulü uygun olarak (fren izleri ve görüntüler) gönderilmelidir.
  5. Olayın Tarafları İle İlgili İşlemler
    Olayda tarafların tespiti suçun işleniş şekli, yeri, zamanı, mevcut deliller, tarafların beyanı doğrultusunda doğru olarak yapılmalıdır. Olaydan zarar gören olarak; mağdur, müşteki, maktul bulunur. Bunların özelliğine ve konumuna göre tespit edilirler ve işlem yapılır .
    5.1. Olayın şüphelileri araştırmalı, tespit edilmeli ve yakalanmalıdır.
    Yakalama sonrası yapılması gereken işlemlere uyulması gerekir.Kaba üst araması (CMK md 90/4, YGİY md 6/2); yakalama anında kişinin kendisine veya başkalarına zarar verecek suç eşyasından arındırılması için kaba üst araması yapılmalı ve bu durum yakalama ve üst aranması tutanağı ile tespit edilmelidir.
    Şüpheli/Sanık Hakları Formu düzenlenir. Yakalama, Gözaltına alma ve İfade Alma Yönetmeliği Ek-A’ da belirtilen şekilde

5.2. Cumhuriyet savcısına bilgi verilmesi
Olayda yakalanan kişi ve uygulanan tedbirler hakkında cumhuriyet savcısına bilgi verilir. Savcı ile görüşme tutanağıdüzenlenerek cumhuriyet savcısının emirleri yazılı hale getirilmelidir (CMK 161/ 2, Adli Kolluk Yön. Md 6)
5.3. Gözaltı veya serbest bırakma işlemi
Yakalanan kişiler hakkında uygulanacak güvenlik tedbirleri ve yapılacak işlemler cumhuriyet savcısının talimatları doğrultusunda yapılır. Olayda el konulan olayla ilgili cumhuriyet savcısının emirleri sorulduğunda; şüphelinin yakalanarak gözaltına alınmasını ve olayla ilgili soruşturma tamamlandıktan sonra evrakların mevcutlu gönderilmesi veya serbest bırakıldığı durumlarda Sevk/Salıverme Tutanağı düzenlenmeli ve bir nüshası serbest bırakılan veya sevk edilen kişiye verilmelidir (YGİY md 17’e göre YGİY Ek-C).
Yakalanan kişinin yakınlarına haber verilmesi: Şüpheli veya sanık yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında, Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilmeli ve bu tutanakla belirtilmelidir (CMK md 95/1,YGİY md 8).
5.4. Müdafie Haber verilmesi
Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir. Kişi soruşturma evresinde en fazla 3 avukatın hukuki yardımından yararlanabilir. Kendisi avukatını seçebilir, seçemeyecek durumda ise istemi halinde Baro’dan avukat çağrılır (CMK md 148/4,150,154 –YGİY md 20,21).
Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada 5 yıl ve daha fazla olan suçlar. 18 yaşını doldurmamışlarda. Sağır ve dilsiz ve kendisini idare edemeyecek şüphelilerde. Müdafi çağrılması zorunludur. CMK md.148/4’e göre müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınmaz (CMK 150/2-3).
Genelde trafik kazası olaylarında ifade alınmasında müdafi çağrılması zorunlu değildir. Zira en alt sınır suçun temel hali için 3 yıl olarak belirlenmiştir. Fakat zorunluluk olmasa da sıklıkla şüphelileremüdafii seçme hakkı tebliğ edilmekte ve Şüphelilere Müdafi çağrılmaktadır.Koklukta alınan ifadelerde bu uygulama CMK m.148 hükmü zorunlu kılmaktadır .
5.5. İfade alınması
Olayın şüphelilerinin olayla ilgili bilgi alınması için Şüpheli İfade Alma Tutanağı düzenlenir. Olayın tanıklarından Bilgi Alma Tutanağı düzenlenir (CMK md 147,148 – YGİY md 23,24 Ek-D).
İfade almada dikkat edilecek hususlar: İfade almadan önce kanunda ve yönetmelikte belirtilen hususlar yerine getirilmelidir. Şüphelilere hakları tutanakta hatırlatılmalıdır. İfade almaya başlamadan önce taraflara sorulacak sorular önceden belirlenmelidir. İfadeler, tanık ve şüpheli sıralamasına uygun olarak alınmalıdır. Olayla ilgili bilgiler alınmakla birlikte ifadeler mümkün olduğunca olayla ilgili araştırmalar bittikten sonra alınmalıdır.
İfadesine başvurulan kişilerin suç işlemeden önceki durumları ( tahsil, sosyal statü, şahsın ekonomik durumu, şahsın daha önceden bir suça karışıp karışmadığı ) araştırılmış, şüphelinin GBT sorgulamasıyapılmış ve ifadeler bu doğrultuda alınmalıdır.İfadelerin kişilerin özgür iradelerine dayandığına dair ifade tutanağında belirtilir
Düzenlenen bu tutanaklarda şahıslara sahip olduğu haklar yazılı olarak belirtilip ve okuyup anladığı anlaşıldıktan sonra imza altına alındığı belirtilmelidir. İfadeler temel soruşturma teknikleri doğrultusunda tam, gerekli ve doğru bilgilerin yer aldığı ve kim, nerede, nasıl, niçin, ne zaman sorularına cevap verebilecek şekilde alınmaktadır.

5.6. Nezarethane İşlemleri
Cumhuriyet savcısı talimatları doğrultusunda şüpheli ifadesi alındıktan sonra gözaltına alma işlemi uygulanır. Olayda Güvenlik Araması Tutanağı, Nezarethaneye koyma, Nezarethane defterine kayıt, Gözaltı takip Formu, Çıkış raporu gibi işlemlerin yapılması gerekir. Güvenlik Araması Tutanağı (YGİY md 10) düzenlenir. Nezarethaneye koyma (YGİY md 11) Nezarethaneye koyma işlemi yapılıp ve deftere kaydı yapılmalı.Gözaltı Takip Formu düzenlenir. Çıkış ve giriş raporu için hastane yazıları ve raporları yazılmalıdır. Ayrıca nezarethane kamera kayıtları tutularak ihtiyaç duyulduğunda kullanılmak için arşivlenir.

  1. Suçun Soruşturulması Aşaması
    Suç soruşturması; meydana gelen olayla ilgili olarak olayın yeri, zamanı, meydana geliş şekli, eldeki mevcut deliller ve tarafların beyanı ışığında suçun taraflarını doğru belirleme ve 5N 1K olarak özetlenen soruları cevaplayarak, suçun şüphelisinin tespit ve isnadın açıkça belirleme faaliyetidir. Bu işlem, temel soruşturma ilkeleri doğrultusunda yapılmalıdır .
    Adli işleme esas olmak üzere, karşılığında ceza tayin edilmiş bir fiil işlediğinden şüphe edilen kişi ya da kişilerin, suçla ilgili derecelerini ortaya koymak amacıyla yetkili adli ve idari makamlarca yapılan her türlü araştırma, inceleme ve delil toplama faaliyetlerinin tümüne suç soruşturması denmektedir.Suç soruşturmasının gayesi, meydana gelen suçla ilgili olarak suçun delillerini ve taraflarını tespit ederek, suç-suçlu ilişkisini ortaya çıkarmaktır. Bu doğrultuda:
    Olayın Meydana Geliş Şekli; olay detaylıca doğru olarak tanımlanmalıdır. Özellikle araç ve kişilere ait bilgiler yer alır .
    Olayın yeri, zamanı, olayın delilleri ve olayın tarafları ve beyanları doğrultusunda isnadı gerçekleştirebilme faaliyeti tespit etmek için soruşturma yapılır. Soruşturmanın adli kolluk görevlileri Cumhuriyet Savcısı ile görüşerek tamamlarlar. İddianameye esas teşkil edecek evraklar, soruşturmanın ilkelerinden tam bilgi, doğru bilgi ve gerekli bilgi ilkelerine uygun olarak hazırlanır. İlgililerin ifadesialınıp, ilgili deliler elde edilebilenler dosyaya konulduktan sonra C.Başsavcılığına gönderilir.
  2. Cumhuriyet Savcılığına Sevk Aşaması
    Kolluk suç işleme şüphesinin öğrenilmesinden sonra suçla ilgili olarak elde ettiği bilgileri, delilleri vb. soruşturma dosyası / fezleke düzenler ve ilgili kişiler ile birlikte C.Savcılığına gönderir. Hazırlanan suç soruşturması dosyasını ilgilileri ile birlikte (şüpheli, tanık, mağdur) kişilerin mevcutlu gönderilmesi yanında dosya üzerinden işlem yapılması da söz konusu olmaktadır.
    Fezleke; meydana gelen olay, bu olayın yeri ve zamanı, olayın delilleri, olayın tarafları ve bu olayla ilgili kolluk tarafından yapılan işlemlerin açıklandığı bir yazışma türüdür. Bu olayda düzenlenen fezleke, adli ve idari olmak üzere iki tür düzenlenen fezlekelerden ‘adli fezleke’ sınıfına girmektedir (Adli Kolluk Yönetmeliği md. 6, EGM, 2002 Genelgeleri sayı 15).
  3. Kolluğun Yapması Gereken İdari İşlemler
    Olayla ilgili kolluğun daha sonraki olayı takip etmesi veya başkaca olaylarla irtibatını sağlamak amacı ile yapması gereken idari işlemleri yapar .
    Suç defterine kayıt; suç defteri adli işlem yapan her birimde bulunması zorunludur. Bir suç meydana geldiğinde suç defterine kaydedilir. Defter polis merkezlerinde ve şubebürolarında bulunur (Osmangazi Polis Merkez Amirliği- 2009/1453 olarak).
    Suç bildirim fişi doldurulması; EGM 2002 Genelgeleri s.33,34’te belirtildiği gibi olayın meydana geldiği Osmangazi Polis Merkezi Amirliği’nin sorumluluk bölgesinde meydana gelen taksirli adam öldürme hakkında Suç Bildirim Fişi düzenlenir.
    Yakalanan kişilerle ilgili şüpheli ve sanık hakları formunun düzenlenmesi; Yakalama, Gözaltına alma ve İfade Alma Yönetmeliği Ek-A’ da belirtilen şekilde düzenlenmelidir.
    Yakalanan kişilerin GBT sorgulamasını yapılması; Şüphelilerin GBT sorgulaması yapılarak yazılı olarak soruşturma dosyasına eklenmelidir.
    Sevk/salıverme tutanağının düzenlenmesi; Şüpheli gözaltına alınıp olayla ilgili işlemler bittikten sonra, C.Başsavcılığına sevk işleminden sonra veya öncesinde bırakılması durumunda Sevk/Salıverme Tutanağı düzenlenir.
    Örnek bilgi formlarının doldurulması; Taksirle öldürme suçu şüphelilerle ilgili olarak KİHBİ Daire Başkanlığı yönergesine göre doldurulmalıdır.
    Şüphelilerin parmak izi ve fotoğraflarının alınması; Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma suçu, PVSK md. 5’e göre ve Emniyet Teşkilatı Parmak İzi Teknik Hizmetleri Yönetmeliği md.12’ ye göre şüphelinin fotoğraf ve parmak izinin alınmasını gerektiren bir suç olduğundan dolayı şüphelinin fotoğraf ve parmak izinin alınması gerekmektedir.
    Gözaltı takip formlarının düzenlenmesi; Cumhuriyet savcısının talimatları doğrultusunda şüpheli gözaltına alındığındabuna bağlı olarak da gözaltı takip formu düzenlenmelidir.
    Sanık takip/karar formu düzenlenmesi; kişilerin şüpheli, sanık olarak akarlarının takibi amacı ile Sanık Takip/Karar Formu düzenlenir.
    POLNET aranan şahıslar projesi; Hakkında işlem yapılan şahıslar sorgulanır, ayrıca arananların kaydı yapılır.
    POLNET çalıntı otolar projesi; Çalıntı oto söz konusu olduğunda kayıt yapılması gerekmemektedir.
    Nezarethane defterinin doldurulması; Şüpheliler gözaltına alındığında nezarethane defterinin doldurulması gerekmektedir.
    Bazı belgelerin ve tarafların nüfus cüzdan suretinin soruşturma evrakına eklenmesi; Sürücülerin alkol raporları, Sürücü belgesinin fotokopisi, kaza yapan araçların ruhsat fotokopisi, zorunlu trafik sigortası poliçesinin fotokopisi, kaza tespit tutanağının bir sureti soruşturma evrakına eklenmelidir. Ölü muayene tutanağı elde edilerek eklenmelidir.
    Dizi pusulası düzenlenerek yukarıda anlatılan belgeler yazılır.

II. TRAFİK KAZALARI OLAY YERİ İNCELEMESİ
Çoğu zaman trafik kazalarında olay yerine ilk giden ekip trafik ekibi ya da mahalli kolluktur. Yukarıda bahsedilen delillerin korunması, bozulması ve kaybolmasının önlenmesi olay yerine giden bu ekip, ya da ekiplerin görevidir.
Kaza sonrası araçların yolu trafiğe kapatmış olduğu hallerde trafik akışının tekrar sağlanması için hem kolluk, hem de trafiğe takılan sürücüler acele etmektedirler. Bu sebeple adli trafik kazalarında olay yerinde gerekli yeter derecede inceleme yaparak iz ve delilleri toplamak, diğer adli olaylarda görüldüğünden daha zor olmaktadır.Ancak ne olursa olsun, olay yeri bir kez bozulduğunda telafisi mümkün olmayan zararların doğabileceği göz önüne alınarak, mümkün olduğu kadar seri şekilde hareket edilmeli ve adli görevlilerin işlerine yarabileceği düşünülen delillerin tamamının tespit edilmeden yolun trafiğe açılmaması, mümkünse yan yoldan verilmesi gerekmektedir .
Trafik kazasında olay yerinin korunması normal bir adli olayda olduğundan farklıdır. Bir trafik kazası meydana geldikten sonra o yerde kaza olduğunu bilmeden seyir eden diğer sürücülerin hızla olay yerine yaklaştıkları ve ikinci, hatta üçüncü kazalara sebebiyet verdikleri gözlenmektedir.

  1. Trafik Kazasında Olay Yeri Korunması
    Trafik kazası olay yeri aşaması: Olayın öğrenilmesi ile birçok ekibin kaza yerine gelmesi söz konusudur. Burada kazanın özelliğine göre yardımcı ekipler olay yerinde görevlendirilir.Trafik kazalarının sonucuna göre (maddi hasarlı, yaralamalı, ölümlü) ve olayın niteliğine göre koruma tedbirleri uygulanır.
    Trafik kazalarında olay yeri geniş ve değişken yerler olur. Bu kapsamda; olay yerinin korunması olarak: Çevreninkorunması,kaza yerinin korunması (başlangıç, devam, bitiş). Aracınkorunması (dışı ve içi): Bu alanlarda olayla ilgili bulguların elde dilmesi söz konusudur. Ayrıca yaralılar ve maktul olay yerinden ayrılmış ise bunların üzerinde olaya özgü izlerin olması durumunda tespit edilmelidir. Yine olay yerinden ayrılan araçlar bulundukları yerde korunmaları sağlanmalıdır.
    Olay yerinin korunması; ilk yardım, kurtarma ve olay soruşturma inceleme aşamasının tamamında yapılmalıdır.
  2. Trafik Kazasında Olay Yeri incelenmesi
    Trafik kazalarında olay yerinin temel incelenmesini olay yeri inceleme uzmanları tarafından yapılmakla birlikte diğer ekiplerin yaptığı işlemlerden bazıları olay yeri inceleme olarak değerlendirilir.
    Bu kapsamda arama, kurtarma, ilk yardım aşamasında yapılan bazı işlemler olay yeri inceleme için önemlidir. Bunların kayda alınması, alınamadı ise daha sonra tespit edilmesi önemlidir.
    Trafik kazalarında suç soruşturması ve daha sonraki mahkeme aşamasında delillerin değerlendirilmesi ve ortaya çıkan iddialara cevap bulmak için çok detaylı ve çeşitli olay yeri veya olay incelemesi, analizlerin yapılması gerekir.
    Trafik kazalarında olay yeri olarak; çarpışma yeri, çarpışma alanı ve otomobilin kasası ve yol izleri bir bütün halinde ele alınmalıdır. Trafik kazaları nedenine göre; sabit cisme çarpma, yayaya çarpma, hayvana çarpma, devrilme araçtan düşme, çarpışma, duran araca çarpma. Bunlar; tek aracın karıştığı, birden fazla aracınkarıştığı gibi değişmekle birliktegenel olarak incelenmesi gerekenler:
    – Kaza mahallinin incelenmesi (başlangıç, kaza anı ve devamı),
    – Araç dışı incelenmesi
    – Araç içi incelenmesi
    – Ayrıca yol, araç teknik incelemeleri ve tescil işlemleri tetkiki,
  3. Trafik Kazası Olayında Görevliler
    Kazaların özelliğine göre değişmekle birlikte özellikle ölümlü ve yaralamalı trafik kazasında;
    Kolluk: Trafik kazası olayını soruşturmada görev alır. Burada polis olarak görev alan ekipler:
    – İlk ekip: olaya ilk müdahale eden polis,
    – Trafik polisi; Kazanın durumunu tespit etmek, kazaya maruz kalanları tespit etmek, olay yeri krokisinin çizilmesi, ifadelerinin dinlenmesi, olay yerinde iz ve delillerin tespiti, fotoğraflanması, verilerin toplanması ve kazanın nasıl olduğuna dair tahmini kaza raporunun yazılması.
    – Soruşturma Polisi (Polis Merkezi, Şube); Savcı adına soruşturmayı yürütmek, diğer birimlerin yaptığı çalışmaları toplamak, dosyayı savcılığa sunmak
    – Olay yeri inceleme polisi; yaralamalı, ölümlü kazalarda olay yeri incelemesi yapmak
    – Kriminal incelemeler; Olay yerinden vb. elde edilen bulguları inceleme, karşılaştırma
    – Trafik tescil işlemleri; Araç ve sürücüyü tanımlamak.
    Kurtarma, müdahale:olay yerinde araç, insan (maktul, canlı) kurtarmaya yönelik çalışmalar. İtfaiye, sivil savunma vb. bunların yaptığı çalışmaların raporları, tespitleri elde edilir.
    İlk yardım, acil yardım:olay yerinde ve sağlık kuruluşunda yaralı ve maktullere yapılan işlemler tespit edilir. İlk yardım ekibi olay yerine ilk gelenler ise olay yeri sahnesini ilk bilenlerdir. Olay yeri sahnesi hakkında bilgi alınır. İnsanların cansız/canlı durumu, olay yerinden taşınmadan önceki bulundukları konumları öğrenilir.
    Ölümlü olaylarda otopsi ve muayene: ölümlü olaylarda hekim olay yerinde inceleme yapar. Hekimin ölümlü olaylarda olay yerinde veya sağlık kuruluşunda muayene raporu ve otopsi raporları elde edilir .
    Trafikle ilgili bilirkişisi; Trafik kazaları sonrası mahkeme (idari, ceza, hukuk) aşamasında olayla ilgili yeni incelemeler ve tespitler söz konusu olduğu durumda mahkeme ve ya taraflar delil elde etme cihetine giderler. Bazı bulguların analiz edilmesi için bilirkişi görevlendirilir.
    Trafik kazaları olaylarında çok farklı yönlerden bilirkişi görevlendirilmesi ve inceleme yaptırılması söz konusudur.
    – Kazaya karıştığı iddia edilen araçların ve şahısların tespiti,
    – Kazaya karışan araçların teknik özelliği,
    – Kazaya yapan sürücünün ehliyetliliği yönünden,
    – Araç ve sürücülerin standart belgelere sahip olup/olmadıkları yönünden,
    – Kazaya sebep olan etmenlerin belirlenmesi yönü ile (yol, araç, sürücü, yaya),
    – Kaza kusur dağılımını belirlemesi.
    Trafik bilirkişisi olarak görev yapacaklar kazanın türüne göre, istenen incelemenin özelliğine göre farklı uzmanlık alanlarında bilirkişi görevlendirilmesi mümkündür. Alanı belli uzmanlıklarda bir kişi görevlendirilirken, genel kapsamda rapor alınması durumunda heyet bilirkişi veya kurullar görevlendirilir. Genellikle görevlendirilen bilirkişiler; trafik polisi, olay yeri inceleme uzmanları, kriminal uzmanları ve adli bilim uzmanları (otomobil, elektrik, yol, makine, bilgisayar).

III. TARAFLARIN: MAKTÜL, SÜRÜCÜ, ARAÇ TESPİTİNİN ARAŞTIRILMASI
Trafik kazası sonrası yapılması gereken işlemlerden delil toplama önemlidir. Çünkü ilerleyen aşamada olayla ilgili adli, idari ve mali anlaşmazlıklar ortaya çıkacak ve bunlar ancak delillerle ispatlanacaktır.
Özellikle mahkeme safhasında savcı, hakim ve diğer teknik incelemeler bu aşamada yapılan işlemler üzerinden yapılacaktır. Ayrıca mevcut ise olay yeri, araç ve diğer unsurların incelenmesi, keşif vb. yapılacaktır.
Trafik kazası sonrasında olay yerinde meydana gelen maddi deliller, diğer adli olaylar ile kıyaslandığında çok daha bol miktarda bulunmaktadır. Birinci bölümde anlatılan Trafik Kazası Olayı Soruşturmasının eksiksiz yapılması suç analizinin doğru yapılmasını, idari, hukuk ve ceza mahkemesinde davaların adil ve zamanında sonuca bağlanmasını sağlayacaktır. Trafik kazlarında Tarafların: Maktul, Sürücü, Araç Tespitinin Araştırılması kapsamda aşağıdaki işlemlerin yapılması gerekmektedir.
– İfadeler
– Kaza Tespit Tutanağı
– Olay Yeri Krokisi / fotoğrafları
– Olay yeri bulguları/delileri
– Kriminal incelemeler
– Kamera / takometre, GPS tespitleri
– Adli tıp incelemeleri
– Mühendislik incelemeleri
– Yol incelemeleri
– Hava durumu
– Zaman

  1. Olay Yerinde Bulunabilecek Maddi Delil Çeşitleri
    Trafik kazası olay yerlerinde çok değişik ve değişken delillerin bulunması söz konusudur. Delillerin bulunuş özellikleri koruma tedbirleri almada önemlidir. Ortamın özelliği buna etkisi fazladır(hava şartları vb.). Nelerin delil olabileceğini ve özelliklenin bilmemiz nasıl bir koruma tedbiri uygulamamız için önemlidir.
    Özelliklerine göre delilleri; biyolojik deliller, kimyasal deliller, fiziksel deliller, parça deliller, iz delilleri, görüntü delilleri, dijital-bilişim delilleri ve belge delilleri olarak sınıflandırılması mümkündür .
    Bazı bulgular/deliler tüm maddi delil çeşitleri ile ilgili inceleme yapılması mümkündür. Elde edilen araca ait aynanın fiziksel, parça, kimyasal yönlerden incelenir.
  2. 1. Biyolojik deliller: (dokular; insan, hayvan, bitki) Canlılara ait parçalara ve bunların incelenmesi ile olay aydınlatmada kullanılan delillere denir. Tüm canlılar için mümkündür. Vücut sıvıları, vücut dokuları/kalıntıları/artıkları. Biyolojik deliller her türlü ortamda ve eşya üzerinde bulunması mümkündür. Olayı seyri ve tarafları hakkında yüzde yüze yakın doğrulukta bilgi verir.
    Biyolojik deliller birçok nesne, eşya üzerinde bulunması mümkündür. Trafik kazalarında eşyalar, nesnelerin üzeninden elde edilen insana özgü biyolojik materyaller olay yeri/araç, kişi ve olay arasındaki bağlantıyı kurar. Araç sürüsünün tespiti, vurup kaçma olayında araç üzerindeki kan vb. olayın ispatlanması gibi.
    1.2. Kimyasal deliller: Suç ile bağlantısı olduğu düşünülen çok çeşitli bulguların tanınması/karşılaştırılması ile maddenin yapısı/miktarı hakkında kesin sonuçların alınması ve ilişkilendirilmesi işlemlerinin yapılmasıdır. Boya, lif, plastik, yapıştırıcı, metal, toprak vb. maddeler. Cam ve cam kırıkları, suçta kullanılan her türlü madde.
    Trafik kazalarında araca ait boya, atık yakıt, eşyalar, döşeme, çamurluk ve lastik toprak vb. kimyasal madde olarak karşılaşılması ile eşleme yapılır.
    1.3. İz delilleri (bireysel parmak izi vb. fren, teker, çarpma): Her temas bir iz bırakır. Prensibi ile oluşan izlerin incelenmesi ve delil olarak kullanılmasıdır. İz delillerini kaynağına göre sınıflandırmak mümkündür.
    Bireysel tanımlayıcı izler(insana özgü); el/parmak, ayak, kulak; araç içi, dışında sürücü vb. izleri.
    Araç İzleri; fiziksel temas sonucu nesnelere oluşan özgü izler. Aracın vurma, çarpma. Tekerlek izleri, olayla ilgisi olan araçların bıraktığı tekerlek ve lastik izlerinden araç tespitinin yapılması.
    Eşya izleri; eşyalar bulundukları ortama kendilerine özgü iz/leke bırakırlar. Duvarda asılı olan tablonun, saatin kendine özgü izi, kumaş parçası, düğme, araba boyası vb. vurma-çarpma, kazınmış vb seri numaralar. Olay yerinde bulunan ayna kırığındanaracın tespit edilmesi.
    İz delilleri olay yerlerinde gözlemleme durumlarına göre; Makro izler; çıplak gözle görülebilen izlerdir. Mikro izler; ortamda bulunuşu (boyutu) dolayısıyla artık çıplak gözle görülemeyen izlerdir Bunlar mikroskop veya farklı dalga boyunda ışıklar ile görülebilir. Gizil izler; mevcut olan, ancak yalnız yardımcı maddelerle görülebilir hale getirilebilen izlerdir (kimyasal, fizikokimyasal).
  3. 4. Fiziksel deliller: (araç akşamı) Birçok eşya üzerlerinde delil bulundurduğu gibi kendileri de delil kaynağıdır. Fiziki yapıya/bütüne sahip eşyaların kendine ve bileşenlerine özgü bir yapısı vardır. Belirli marka ve modeldeki araçların kendilerine özgü fiziksel yapısı. Aracın genişliği, yüksekliği, tekerlek aralığı gibi özelliklerinden dolayı olay yerindeki tespitlerden aracınbelirlenmesi. Hırsızlık olayında eksoz duman izinden aracın tespit edilmesi gibi.
  4. 5. Parça delilleri (kopan, parçalanan, ayna, far, lif, kumaş vb.) Bir bütüne ait olduğu, bir parçaya ait/koptuğu düşünülen bulgulardır. Kopan parçaların fiziksel/parça uyumu(kopan kenar) veya kimyasal olarak aynı/farklı madde/mamul yönünden karşılaştırma inceleme. Eşyaların parçaları, özel nitelikte parçaları, seri, marka, amblem olabilmektedir. Her türlü eşyanın parçanın bütünlenmesi veya onun neyin parçası olduğunun tespit edilmesi. Otomobil, beyaz eşya, düğme, aksesuar/takı, elbise, kumaş, lif vb. parçaları.
    Şekil (fiziksel) karşılaştırma; kırılmalar, kenar özellikleri. Yapısal karşılaştırma, cam kırıklarının neye ait olduğu; gözlük camı, otomobil camı, ayna, far vb .
    1.6. Görüntü – fotoğraf – ses – eşkâl delilleri: Görüntünün (fotoğraf, video) tespiti, güvenlik kameraları, basın, özel çekimler vb. ile elde edilen görüntülerden insan/araç/mekân tespiti, şüpheli/tanık/mağdur vb. tespitlerin yapılması mümkündür. MOBOSE ve güvenlik kamera sistemlerden elde edilen görüntüler ile trafik kazalarının meydana geliş anları izlenmektedir.
    Eşkâl; insan, araç, mekâneşkâllerinin elde edilmesi tanıkların/ mağdurların teşhisine sunulması veya arşiv verileri ile karşılaştırılması. Ses; manyetik ses bantları üzeri izleri, seslerin incelenmesi / karşılaştırılması
    1.7. Bilişim (DATA– iletişim – dijital) delilleri: Bilgiyi (ses, görüntü, belge vb.) ileten, saklayan(gizleyen), depolayan, değiştiren teknolojik sistemlere ve bunların bulgularına bilişim delilleri denir. Bu sistemlerde de her tık bir iz bırakır. Her türlü suç ve suç yerinde bunların bulunması mümkündür. Data dosyaları/belgeleri(bilgisayar, bankamatik, yazar kasa, databank, telefon(sabit, cep), internet kayıtları, elektronik cihazlar, şifreli/kriptolu dosyalar/yazılar, takorrof vb. sistemler. Araçların elektronik sistemleri, takip ve yönlendirme sistemlerinin kayıtların çözümü ile araç, yol, kaza vb. hususlarda elde edilen bilgiler analiz edilerek kazanın sebebi, tarafları vb. anlaşılır.
  5. 8. Belge delilleri: (tokametreyazıcısı, ruhsat, ehliyet) giriş-çıkış kayıtları, kontrol işlemleri,
    Bunlara özgü el yazısı, imza, makine (daktilo, prıntır, fotokopi), baskı incelemeleri, kaşe, mühür ve izi incelemeleri, tahrifat incelemeleri, kâğıt-kalem incelemeleri. Kâğıt, yazı, baskı, mühür, imza vb. fiziksel, kimyasal, grafoloji yönlerinden incelenmesi / karşılaştırılması.
  6. Trafik Kazalarına Özgü Araştırmalar
    2.1. Kazaya Karışan Şahısların Üzerindeki İncelemeler
    Dış beden incelemeleri: kazaya özgü elbise üzerinde araca özgü nesnelerin bulunması, yine elbiseleri kopan Parçalarının araç üzerinde ve yol güzergâhında bulunması. Araca özgü boya lekeleri, cam kırıkları… giysi üzerinde araca ait izler (kan izleri gibi),
    Vücut incelemeleri: kemik kırıkları, sürtünme, çürükler, ekimozlar. Bu bulgular; mağdur yaya ise aracın yönünü, çarpma noktasını, şahsın araç içerisindeki konumunu (sürücü-yolcu), emniyet kemeri takıp takmadığını, çarpışma şiddetini, yayanın çarpışma anındaki durumunu öğrenebiliriz.
    2.2. Araç İncelemeleri
    Araç üzeri incelemeler: Lastik patlamaları, boya izleri, teknik aksam arızaları, mağdurlara ait dokular (kan, kıl, doku parçacığı gibi). Çarpma izlerinden nerelere çarptığı ve olay yeri bağlantıları…
    Araç içi incelemeler: sürücü ve yolculara özgü bulgular elde edilir. Aracın hızı, tokometre gibi incelemeler.
    Araç teknik aksan incelemeler: aracın teknik özelliği ile kaza arasındaki bağlantı ve kazanın araç teknik durumundan neden olunduğu tespitleri (kullandığı lastik, muayene zamanı, yakıt, firen…).Bu incelemeler konusunda uzmanlar tarafından yapıldığında aracın istikametini, hızını, teknik eksiklik bulunup bulunmadığını, çarpışma şiddetini, çarpışma öncesi aracın hareketini öğrenmek mümkündür.
    2.3. Olay Yeri İncelemeleri
    Geniş bir alan olay yeri olarak kabul edilmesi gerekir. Bu alan sistemli bir şekilde incelenmelidir. Özellikle trafik kazalarında vurma, çarpmaya bağlı olarak başlangıç, çarpma ve bitiş noktasına göre olay yeri geniş bir alana yayılmıştır.
    Fren izlerini, araçların ilk ve son konumlarını, kaza kilit noktasını, çarpıp kaçma vakaları için araçtan kopan parçaları, mağdurların tespiti için DNA analiz numunelerinin toplanması (kan, kıl, doku parçacığı gibi), hava ve yol durumunu, yatay-dikey işaretlerin yasalara uygun olup olmadığını, araçların istikametini, yol durumunun aracın hızına etkisini, hangi tip ve modelde araçların kazaya karıştığını bu izlerden yola çıkarak tespit edilmesi mümkündür.
  7. Trafik Kazası Sonrası Olay Yeri İncelemesinde İzlenmesi Gereken Adımlar
    1.Kaza yerinde ilk önce olay yeri ve yol güvenliği sağlanmalıdır. Kaza yerine gidildiğinde olay yerinin etrafında başka kazaya meydan vermemek için gerekli güvenlik önlemlerinin alınması gerekir. Sonra yapılaması gerekenler yapıldıktan sonra (ilk yardım, kurtarma) olayın soruşturulması, araştırılması ve kapsamda olay yerinin incelenmesi aşamasına geçilir .
  8. Kazaya, olaya karışan araç, insan ve diğer unsurların tespit edilmesi.
  9. Alkol Ölçümünün Yapılması: sürücülerin alkol alma durumlarıyla ilgili yasal düzenleme yapılmıştır. Kazaya karışan araçlardaki sürücülerin alkol durumlarının vakit kaybetmeksizin tespit edilmesi önemlidir. Zira kan alkol oranı zamanla ters orantılı olarak düşme gösterir. Şayet sürücülerden bir yada daha fazlası hayatlarını kaybetmişse kan alkol durumlarının tespiti için ölülerden kan örnekleri alınır (KTK m. 48).
  10. İz ve Delillerin Korunması: Olay yerinde iz ve delillerin bozulmaması için olayla ilgisi olmayan kişiler olay yerinden uzaklaştırılmalıdır. Bu oldukça zor bir işlemdir zira birçok insan gerek yaralılara yardım etmek gerekse meraklarını gidermek için kazayı yakından incelemeye çalışacaklardır.
  11. Olay Yeri Sahnesinin Alınması: olayın ve olaya karışan araç vb. durum tespiti yapılmalı. Olay yerinin fotoğraflarının çekilmesi oldukça önemli bir işlemdir. Çünkü o anki olay yerinin bir daha aynı şekilde bulunabilmesi mümkün değildir. İleride yapılacak davaların her aşamasında olay yerinin ilk haline ihtiyaç duyulacaktır. Kaza tespit tutanağında belirtilen yol ve hava durumlarının fotoğraflarla desteklenmesi gereklidir. Bir fotoğraf bin sözcüğe bedeldir.
  12. Kazada Aracın İzlediği Yol: Araçların çarpışma noktaları, ilk çarpışma açıları, ilk çarpışma ve durma mesafeleri ile çarpışma açılarına göre fiziki incelemeler yapılır ve araçların çarpışma öncesi hızları tespit edilebilir. Bu yüzden bu fotoğrafların çekilmesi olayda kusur oranlarının belirlenmesinde azami derecede önemlidir. Hava durumu, yol durumunun mahkeme aşamasında bilinmesi gerekir.
  13. Araçların Teknik Aksamının Fotoğraflandırılması: Mahkeme aşamasında kazaya karısan sürücülerden bazıları kazanın teknik arızadan meydana geldiğini iddia edebilirler. Kazaya sebebiyet verebilecek teknik parçaların fotoğraflarının çekilmesi ileride doğabilecek uzlaşmazlıklarda önemli rol oynar (patlamış lastik, fren hidroliği. vs.)
  14. Lif-Kumaş Parçacıkları: Kumaşlar doğal (bitkisel-hayvansal) ve yapay (yan yapay-tam yapay) kökenli olmasına göre gruplara ayrılırlar. Örneklerin aynı kumaşın parçası olup olmadıklarının anlaşılması mümkündür.
  15. Araçlardan Kopan Cam Parçacıklarının Değerlendirilmesi: olay yerinde araçlardan kopan bol miktarda cam parçacıkları far, sinyal farı, ön ve yan camlar bulunabilir. Mukayese araç olduğu takdirde olay yerinden kopan cam parçacıkları ve şüpheli araçlardan alınancam parçacıkları fiziksel, kimyasal, kırılma noktaları yönünden değerlendirilir.
  16. Araçlardan Kopan Boya Parçacıklarının Değerlendirilmesi: Kazaya karışan araçlardan kopan parçalar kazaya karışan araçların renkleri hakkında bir bilgi verir. Ancak bu boyalardan yola çıkılarak şüpheli aracın marka ve modelinin tespiti mümkün değildir. Ancak şüpheli araç bulunduğu takdirde bu araçtan alınacak boya örnekleri ile olay yerinden alınan boya örnekleri çeşitli yöntemlerle (infrafesspektrom gibi) mukayese edilip aynı yapıda olup olmadıkları anlaşılabilir.
  17. Diğer İz Ve Delillerin Araştırılması: Kaza sonrası araçlardan kopan büyük parçalar zapt edilerek şüpheli araçlarla mukayesesi yapılabilir. Araç içerisinde sürücü malinde kopan parçacıklar incelenerek bu parçacıklardan kopan parçalar kazaya karışan kişilerin elbiselerinde bulunabilir. Böylece sürücünün kimliği hakkında bilgi sahibi olmamız mümkündür. Böyle durumlarda ele geçen araç parçaları araçtan mukayese örneği alınarak laboratuara gönderilebilir.
  18. Toprak: Genelde asfalt üzerinde toprak olmadığı düşünüldüğünden faili meçhul trafik kazaları sonrasında araçların lastikleri yada kaput alt kısımlarında toprak analizi yapılmaz. Hâlbukibirçok araçta yol kenarlarından gelen toprağın aracın muhtelif yerlerinde bulunabildiği gözlenmiştir. Şüpheli araçlar üzerinden alınacak toprak örnekleri ile olay yeri toprak örneklerinin mukayese yapılmalıdır.
  19. Parmak İzi İncelemesi: Çarpıp kaçma tipi trafik kazalarında çoğu zaman sürücüler kısa bir süre içerisinde polise teslim olmaktadırlar. Bu zaman diliminde aracı kullanan sahte kişilerin bulunması teslimi sağlanır. Bunun sebebi sürücü belgesinin bulunmaması yada olay esnasında alkollü olmalarıdır. Böyle durumlarda çoğu zaman kazayı kendisinin işlediğini iddia eden sürücü olaya karışan gerçek sürücü değildir. Kimi zamanda kaza sonrası araç içerisinde bulunan herkesin çarpışmanın etkisiyle araç dışına fırladıkları görülmektedir. Bu açılardan kazaya karısan araçlarda sürücü mahallinde parmak izi incelemesi yapılması ile araç içerinde bulunankişiler ve sürücünün tespitinin sağlanması mümkündür.
  20. Lastik / fren izleri araçlarda durma mesafeleri aracın hızına ve sürücünün tepki mesafesine göre değişiklik gösterir. Sürücü frene bastığı andan itibaren durmaya başlayan otomobil bir süre daha sahip kinetik enerjiyle ilerlemeye devam eder ve daha sonra durur. Şayet sürücü frenlere kazıklama sistemiyle bastıysa araçta ABS fren sistemi yoksa yolda lastik izleri kalır. Bu lastik izlerinden yola çıkarak aracın yaklaşık olarak kaç km/s hızla gittiği tespit edilebilir. Ancak lastiklerin şişkinliğine, fren balatalarının gücüne, aracın ağırlığına bağlı olarak az da olsa durma mesafelerinde bir değişkenlik söz konusudur. Faili meçhul trafik kazalarında lastik izlerinden yola çıkarılarak mukayeseli şüpheli otoların bulunması olasıdır.
  21. Kaza Yerindeki Trafik İşaretlerinin Ve Yol Durumunun Tespiti:Öncelikle ilk çarpışma yerinin tespit edilmesi, fiziki incelemeler için yol genişliklerinin, fren izlerinin, araçların çarpışma noktasına olan uzaklıklarının bilinmesi gerekmektedir. Yine kaza yerinde çarpışmadan zarar görmüş ve o esnada yerde atıl vaziyette duran trafik işaretleri olabilir. Bunlarında araştırılarak tutanağa geçmesi kusur oranlarının belirlenmesinde önemlidir. Kazanının meydana geldiği kaplama üzerinde yol işaret çizgilerinin olması, yol çukurlarının varlığı kontrol edilmelidir.
  22. İfadelerin Alınması: Sürücülerin, yolcuların ve son olarak tanıkların dinlenmesi, ifadelerine başvurulması gerekmektedir. Zira tanıklar olayın aydınlatılmasında son derece tarafsız ve doğru bilgiler vereceklerdir. Olaydan hemen sonra ifade vermeyen tanıkların isim ve adreslerinin tespit edilerek tutanaklara geçirilmesi ve bu sayede mahkeme aşamasında ifade vermelerinin sağlanması gereklidir.
  23. Olay yeri krokisi: krokide kazanın nasıl meydana geldiğinin tasvir edilmesi suçun aydınlatılmasında önemlidir. Bu bilgileri de içeren trafik kazası tespit tutanağı tanzim edildikten sonra mahalli zabıtaya verilerek hazırlık tahkikatı evrakına eklenmesi sağlanır.
  24. Kaza tespit tutanağı: kaza ile ilgili olarak çalışma yapan her birim kendisi açısından kaza raporu /tutanağı tanzim eder. Kurtarma, soruşturma polisi, trafik polis, olay yeri inceleme polisi, karayolları, sigorta şirketleri, belediye vb. Kaza yerinin mevcut durumu ve tespit edilen durumlar, kazanın nasıl meydana geldiği net ifadelerle anlatılır. Anlaşılması zor tabirler kullanılmaz. Olay yerinde bulunan iz ve deliller ile desteklenmesi gereken kazalarda şayet ifadeler çelişkili ise kaza kusur oranlan belirlenmez ve taraflar mahkemeye sevk edilirler.
  25. Yol, araç durumunun ve sürüş tekniğinin incelenmesi: Trafik kazasının nasıl meydana geldiğinin açıklanmasındabilinmesi gerek fizik kuralları vardır, (kinetik enerji, momentumun korunumu, merkez kaç kuvveti gibi). Bunlar bütün halinde değerlendirilmelidir. Olay yerinde keşif ve ölçümler yapılarak tespit edilmelidir.
  26. Ortamın kazaya katkısının incelenmesi: çok zaman trafiğe ayrılmış alanlar değişik maçlar için kullanılmakta ve bunun sonucu olarak kazlar meydana gelmektedir. Hayvan yolu vb.
    Sonuç ve Öneriler
    Türkiye’de ve Dünya’da karayolları üzerinde her gün binlerce trafik kazası meydana gelmekte, bu kazalarda binlerce insan ölmekte, gerek kazada meydana gelen hasar ve zararlar, gerekse ölen yaralanan insanların iş gücü kayıpları nedeni ile maddi kayıplar oluşmaktadır.
    Trafik kazalarının bu sonuçları yanında geride kalanlar veya kazadan yaralı kurtulanların aralarında ortaya çıkan hukuki uyuşmazlıkların çözümü yasaların cezai tedbirlerin gerektirdiği hizmetler, gerek polisi gerekse adli mercileri günler, aylar hatta yıllarca meşgul eden davalara neden olmaktadır.
    Her trafik kazası sonucunda, bu olayın tarafları olacaktır. Genellikle trafik kazasına karışan kimseler olaydan önceki hareketlerinin kusurlu veya yetersiz olduğunu kabul etmek istemezler. Karşılıklı suçlamalar karşılıklı şikâyetler olay yerinde ve olay anında başlayıp cezai ve hukuki sonucu alıncaya kadar sürer gider.
    Durum böyle olunca, tarafların trafik kazası öncesinde başlayan kaza sırasında devam eden sorumluluğunu ve gerçek kusurluluğunu ortaya çıkarmak davanın görüldüğü mahkemeye düşen görevdir. Ancak mahkeme aşamasında olayın üzerinden aylar geçmiş ve dosyadaki bulgulara göre yargılama yapmak kalmaktadır. İşte tüm bu sorulara cevap bulmak yukarıda anlatılan işlemlerin doğru yapılması ile mümkün olacaktır.
    KAYNAKLAR
    -Bedrettin Murat (2008), Temel Trafik ve Çevre Bilgisi; Adalet Yay. Ankara
    – Bedrettin Murat (2008), Trafik Yönetimi ve Denetimi; Adalet Yay. Ankara
    – Kaygısız–Arslan, v.a.(2002), Olay yeri İnceleme, Hizmet İçi Eğitim Kaynak Kitabı, Eğitim Daire Baş. Yay., Ankara,.
    – Mustafa Kaygısız (2004), Adli Bilimler, Polis Akademisi Yay. Ankara
    – Kaygısız – Sever,(2009), Polisiye Gerçekler, Adalet Yay., Ankara,
    – Kaygısız,- Sever(2007), Cinayetlerin Şifresi, Adalet Yay., Anka-ra,
    – Mustafa Kaygısız (2009), Türkiye’de Seri Katiller, Adalet Yay., Ankara,
    – Mustafa Kaygısız (2009), Adli Bilimler/Suç Analizi, Adalet Yay., Ankara,
    – Mustafa Kaygısız (2008), Suç Yeri ve Delil Düvenliği, Adalet Yay. Ankara
    – Mustafa Kaygısız (2005), Trafik Kazalarında Olay Yeri Araştırma, İnceleme Ve Tanımlama
    Yazan : Mustafa KAYGISIZ
    Bu alanlarda bilirkişi, kriminal inceleme, uzman görüşü hizmeti verilmektedir.
    Bilirkisiraporlari.com da yayınlamakta olan her makale kurucu bilirkişilerimiz tarafından yazılmış olup yayınlanmış eserlerden oluşmaktır. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalanması yasaktır.
    Diğer Alanlarda Verdiğimiz Hizmetler İçin
    Görüntü, Video ve Ses İnceleme
    Yazı, İmza İnceleme ve Evrakta Sahtecilik İnceleme
    Bilişim Suçları İnceleme
    Trafik Kazası İncelemesi
Whatsapp
Şevket Özel
Şevket Özel
Merhaba!
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
1