Önsöz

Anasayfa » ANA SAYFA » Önsöz

                                    Ö N S Ö Z

Günümüz dünyasındaki arz talep dengesindeki anlık değişikliklerin yaşanması, insanların teknolojik yeniliklere ayak uydurabilmek için daima bir yerlere ulaşmak istemesi ve doğası gereği hareket etmek arzusu vs. değişen dünya şartları sonrasında yapılan yenilikler ve teknolojik gelişmelerin insan emrine sunduğu imkanlar sonrasında günlük hayatımızı idame ederken kullanılan vasıta ve araçların yol kullanıcıları ile arasındaki  yaşanan anlaşmazlıkları sonucu oluşan üzücü olaylar trafik kazaları olarak yansımaktadır.

Kaza sebeplerinin başında insan faktörü %98 ile birinci sıradadır. Başta eğitim, yaşam tarzı, yol, çevre ve iklim koşulları, çarpık şehirleşme, çok uluslu milletlerin ülkemizi uğrak yeri olarak görmelerinin beraberinde getirdiği hızlı ulaşımın ve baş döndürücü yeniliklerin insan üzerindeki etkileri sonucu meydana gelen kazalar maalesef üzücü ve bir o kadar da psikolojik yıkım ve maddi kayıplar ile sonuçlanmaktadır.  

Tüm bu vakalar sonucunda ülkemizde yılda yaklaşık 1.200.000 üzerinde trafik kazası meydana gelmektedir. Bu kazaların 6-7 bini ölüm, 300 bin de yaralanma ile sonuçlanmakta; 25 bin kişi ise kalan ömrünü malül ve engelli olarak tamamlamak zorunda kalmaktadırlar.

Her ne kadar başta Emniyet, Karayolları, Eğitim, Sağlık anallarındaki kamu kurum ve kuruluşları, Belediyeler, Sivil Toplum Kurumları, Dernekler, Meslek Odaları… özel işletmeler çalıştay, sempozyum vs. konferanslar düzenleyip bilgilendirme ve vatandaşlarımıza trafik bilincini yerleştirmek üzere farkındalık oluşturmak amacıyla çeşitli çalışmalar yapmakta ise de; 

Trafik bilinç ve kültürünün hayatımızın bir parçası olarak tek başına yerleşmesi diğer gelişmiş Avrupa ülkelerine göre maalesef düşük oranda olması da ayrıca üzücü bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bunun temeline inilebilmesi için trafik eğitiminin küçük yaşta başlanması gerektiği artık bilimsel çalışmalar ve meydana gelen kazalar ile ortaya çıkmakta ise de bir türlü hayata geçirilememektedir.  

Trafik terörüne karşı, ağır ve bir o kadar da caydırıcı cezaların uygulanmasının yanı sıra; toplumu bilinçlendirerek, her hatanın diğer sürücülerin ve yol kullanıcıları tarafından takip ve kontrol edilerek karşılıksız kalmayacağı hususunda toplum bilincinin yaygınlaşıp hayatın bir parçası haline gelmesini sağlamak amacıyla her bireye görev düşmektedir.  Bu bilincin oluşması ise ; Teknolojik imkanların elverdiği tüm imkanlar dahilinde yapılan sürücü hatalarının olmadık bir anda dahi kayda alınması, sorumlu kurumlara ihbar edilmesi ve yapılan hatanın sonuçsuz kalmayacağına dair diğer hata yapan sorumsuz sürücülere yaptırımların uygulanabileceğine dair Algılanan Yakalanma Riskini hatırlatmaktan geçtiği, bu konuda ise tüm bireylere fert olarak görev düştüğünün bilenmesi konularında seferber olunması gerektiği ihtiyaçtan ziyada bir toplumsal görev haline dönüşmüştür.

Trafik kuralları uluslararası normdaki etik kurallar olarak hayatımızın her anında karşımıza çıkmakta olup, can ve mal güvenliğinin temini ise toplum olarak hep birlikte bu kurallara uymaktan geçmektedir.

Yapılan tüm bu eğitim yaptırım vs. çalışmalara rağmen meydana gelen kazalar sonrası insanlarımızın hayatı boyunca birkaç kez kaza yapmış olması halinde dahi bu rakam ülke genelinde yekün tutmaktadır. Her kazanın ardından Emniyet/Kolluk Trafik Birimleri, Adli Yargı Kurumlarınca Sigorta Şti leri üzerinden idari yaptırım, dava ve tazminat süreçleri başlatılmaktadır.

Kazaların ardından ise hayat devam etmekte olup, kazaya dair tüm işlemlerin yürütülmesi kazaya ilk müdahale eden görevlilerin sağlıklı veri toplaması, kaza nedenlerini araştırıp hata ve kusura dair, sürücü, yol, yolcu kusurlarının yasalarda karşılığı olan kural ihlalini tespit ederek somut delil ve belgeye dayandırmasından geçmektedir.

Ancak özellikle yaralama ve vefat ile sonuçlanan kazalarda, yaralanan sürücü yolcu veya yaya öncelikle sağlık kurumu ve hastanelere acilen götürülmesi nedeniyle kaza yerinde kazan diğer taraf veya yol kullanıcılarının kendini koruma güdüsü sonucu karşı tarafı suçlayıcı beyanlarının kaza sebeplerini araştırmada yanılma ve hatalara sebebiyet verdiği bilinmektedir.

Bu nedenle kazaya müdahale eden  Trafik, Asayiş Sağlık  İtfaiye ve UMKE vs kurum görevlilerin ve vatandaşların kaza yerindeki iz ve delillerin bozulmasına karşı önlemler alarak kaza yeri inceleme uzmanlarınca  incelenmelerini sağlamak amacıyla derhal fotoğraflama yapmaları ve kaza yerindeki tüm koşulları gösteren video kaydı oluşturarak yetkili ve görevlilere vermesi, çevre iş yeri güvenlik kamera kayıtlarından ise esnaf ve iş yeri sahipleri ve çalışanlarının kayıtlarını kayda alarak muhafaza etmeleri önem arz etmektedir.

Trafik kazaları sonrasında olayın analiz, tahlil edilerek kusur tespitinin yapılması ilk müdahale anındaki kaza öncesi, kaza anı ve kaza  sonrasında olay mahallinde oluşan iz ve delillerin sağlıklı veri halinde toplanabilmesi; her delilin konusunda uzman kişilerce incelenip analiz edilerek bir araya getirilmesi sonucunda kusur tespiti mümkündür.  Trafik kazalarının analizi ve kusur tespitinde elde edilen somut delil ve belgelerin sağlıklı incelenebilmesi için öne çıkan başlıca uzmanlık alanlarını şöyle sıralayabiliriz;

1 Adli Trafik Uzmanı / Bilirkişileri = Trafik polisi Makine inşaat Fizik Yol vs Müh dallarında uzman, karayolları Uzmanı teknik personel,

2 Adli Kriminal inceleme uzmanları, Olay yeri inceleme uzmanı, Görüntü / Video izleme,  belge doküman  

3 Nüroloji, Psikiyatri, Adli Tıp uzmanı branşlarındaki uzman görevliler olarak öne çıkmaktadır.

Bunlara olayın oluş şekli ve somut delil ve belge durumuna göre ilgili alanlardaki ihtiyaç duyulan uzman bilirkişilerden de bilgi ve görüş alınmaları önerilmektedir.

Sonuç olarak ; yaşanan bu istenmeyen trafik kazaları sonrasında  Adli ve İdari  işlemlerin yürütülmesi araç hasarı, bedeni hasarlar, trafik cezaları, tazminat süreçleri ve karşı taraf ve sigorta şti leri ile kaza nedeni ile yaşanacak tüm olumsuzluklara karşı öncelikle ilk müdahale anında elde edilen delil ve belgelerin kayda alınıp muhafazası ve uzman ekiplerce incelenerek maddi gerçeği/ kusurun ortaya çıkarılması ileride yaşanabilecek sıkıntıların önlenmesi konusunda uzman görevlilerin takibi ve ısrarı ile sonuçlandığı bilinen bir gerçektir.

Her olayın ardından iz ve deliller bize kazadaki kusur oranına ışık tutmakta ise de toplanıp muhafazası önemli olduğu kadar bir o kadarı da doğru tahlil ve analiz etmekten geçmektedir.  Bu  yönde çıkartılan kanun, yönetmelik tüzük, yönerge talimat ve genelgeler ile toplumun kabul ettiği  genel yaşam tarzı türündeki örf, gelenek ve uygulamaların hayatımızda yer alması için özellikle olayı ilk gören sürücü, yolcu, tanık iş yeri sakini mahalle sakini vs. yol kullanıcılarının da olayların çözümüne dahi edilebilmesi için, tanıklık mekanizmasının sağlıklı işletilmesi, ihbarcının beyanlarına önem verildiği bilincinin kamu görevlilerince de hissettirilmesinden geçmektedir.

Trafik kazalarında doğru analiz hızlı sonuca ulaştırmakta, teminat altına alınan Sigorta Şti leri ve Yargı önünde kusurlu ve sorumluların hesap vermeleri, hukuksal anlamda hak arayışı için tüm mekanizmaların işletilmesinde 1 derecede önemli olan KUSUR tespitinin sağlıklı verilere dayandırılarak somut delil ve belgelerin bilimsel çalışmaları istatistiki veriler ile de desteklenerek alınacak olan yol gösterici niteliğinde olarak görülse de hukuk kavramının vazgeçilmez unsuru olan UZMAN GÖRÜŞÜ MÜTALAA raporundan geçmektedir.

Kazasız günler dileği ile…

                                                              Şevket ÖZEL

                                                       Adli Trafik Bilirkişisi

                                                 Kriminal İnceleme Uzmanı  

Whatsapp
Şevket Özel
Şevket Özel
Merhaba!
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
1